Amerikan Hastanesi Basın Bülteni

Obezite gelişmiş ülkelerde ilerliyor

KURUMSALHABERLER , 25.09.2008 -- Vücutta aşırı yağ depolanması ile ortaya çıkan enerji metabolizması bozukluğu olan obezite, başta diyabet olmak üzere hipertansiyon, hiperlipidemi, koroner kalp hastalığı ve daha birçok önemli hastalığa neden oluyor. VKV Amerikan Hastanesi’nden Pediatrik Endokrinolog Dr. Nihal Memioğlu, ailede bulunan obez bireylerin çocukların obezitesinde güçlü bir risk oluşturduğunu söylüyor.

Tartıları fazla olmasına rağmen boyları uzun, kas kitleleri fazla olan çocuklar obez değillerdir. Bu nedenle çocuklarda obezitenin değerlendirilmesinde boya göre ağırlık ve vücut yağ kitlesini yansıtan ölçümler kullanılır. Buna göre tanımlama yapılacak olursa obezite; çocuğun ağırlığının boyuna uyan ideal ağırlıktan %20 fazla olmasıdır. Vücuttaki yağ kitlesini direkt olarak ölçen yöntemler zor ve pahalı olduğundan, sonuçları direkt yöntemlere paralellik gösteren beden kitle indeksi (BMI) kullanılır. Bu indeks vücut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile elde edilir ( ağırlık/boy2). Çocuklar için yaşa ve cinse göre geliştirilmiş BMI persentil eğrileri vardır.

Bu eğrilere göre değerlendirildiğinde

BMI ‹ %5 ise, zayıf
BMI 85-95 ise, obezite riski taşır
BMI › 95 ise, obez olarak kabul edilirler.

Obezitenin oluşumu
Vücudumuzda fiziksel aktivite, bazal metabolizma ve vücut ısısını korumak için, çocuklarda bunlara ek olarak büyümek için enerji kullanılır. Bunun için besinlerle enerji alırız. Eğer alınan enerji harcanan enerjiden fazla ise artan enerji vücutta depolanır, bu depolanma yağ dokusunun artması şeklindedir.

Çocuklarda obezite gelişmesinde genetik faktörler, bazı hormonal hastalıklar, merkez sinir sistemi hastalıkları, bazı genetik sendromlar ve çevresel faktörler olarak tanımlanan beslenme ve aktivite bozuklukları rol oynar. Obeziteye neden olabilecek hastalıklar ve genetik sendromlar obezite dışında kendilerine özgü başka belirtiler ve laboratuvar tetkikleri ile tanınabilirler. Ailede obez bireylerin varlığı çocuk obezitesi için güçlü risk oluşturur. Aile ilişkisi çocuğu hem genetik hem de çevresel olarak etkiler. İnsan organizmasında enerji alımı ve harcanmasını etkileyen pekçok mekanizma vardır. Beyin ve yağ dokusu arasında etkili bir haberleşme vardır. Vücutta yağ kitlesi arttığında beyin iştahı etkileyen mekanizmalarla gıda alımını azaltır ve termogenezi artırarak yağ dokusunu normale getirmeye çalışır. Yağ dokusu azaldığında ise tersi olur. Obezite oluşumunda büyük olasılıkla bu iletişim ağında rol alan genlerde aksamalar vardır. Bunlardan en iyi bilineni yağ dokusunda sentezlenen ve eksikliğinin obeziteye neden olduğu leptindir, ancak genetik nedenlere bağlı leptin eksikliği nadir bir durumdur. Bu nedenle çevresel faktörler obezite oluşumunda ön plana çıkmaktadır. Zaten obezite son 20-30 yılın sorunudur ve bu süre genetik değişime bağlanamayacak kadar kısadır. Çocukların büyük kısmında enerji alım fazlalığı ve aktite azalmasına bağlı enerji fazlası obeziteye neden olmaktadır, diğer nedenlere daha az rastlanmaktadır.

Obezite neden önemli bir sorundur ?
Obezite başta diyabet olmak üzere hipertansiyon, hiperlipidemi, koroner kalp hastalığı ve meydana getirdiği diğer pekçok metabolik bozukluk nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Çocukluk çağında obez olanların %25’inin, ergenlik döneminde obez olanların ise %70’inin erişkin dönemde de obez oldukları görülmektedir. Bu nedenle temellerinin çocuklukta atıldığı kabul edilmektedir. Bu önemli sağlık sorunu başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere gelişmiş ülkelerin sorunu iken, fazla kalori ve yağ içeren besinlerin daha ucuz olması ve tüketim sektörünün yoğun çabası ile gelişmekte olan ülkelerin de sorunu haline gelmiştir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar obezitenin yalnızca sayısal değil obezite derecesi olarak da artmakta olduğunu göstermektedir. Ülkemizde yapılan araştırmalar obezitenin üst gelir grubu çocuklarında daha sık olduğu ve obezite oranının giderek artmakta olduğunu göstermektedir. Çocuklardaki obezitenin erişkin döneme yansımasında bazı risk faktörleri şöyle sıralanabilir; obez ebeveyn varlığı, ileri obezite derecesi ve kız çocuk olmak. Neden olduğu hastalıklar sonucunda hem yaşam kalitesini bozması hem de tedavi maliyetinin yüksek olması nedeniyle hem bireysel hem de sağlık politikası düzenlenerek obeziteyle mücadele edilmesi gerekmektedir.

Çocuklarda obezite nedenleri
Çocuklarda obezite büyük oranda enerji fazlalığı nedeniyle gelişmektedir. Çocukların günlük kalori gereksinimi yaşa ,cinse ve aktivite durumuna göre değişmektedir. Örneğin 3 yaşındaki bir erkek çocuğun alması gereken günlük kalori 1200-1300 iken, ergenlik çağındaki bir erkek çocukta 2500-2800 kaloridir.

Modern yaşam tarzı, özellikle hareket azlığı ve abur-cubur beslenme, alınan kaloriyi artırırken harcanan kaloriyi azaltmaktadır. Besin endüstrisinin en önemli hedef kitlesi olan çocuklar medyanın da desteği ile geleceğin süper tüketicileri haline getirilmektedirler. Aile bireylerinde başka obezlerin olması genetik faktörlerden çok ailenin beslenme alışkanlığı ile ilgilidir. Çocukluk çağı obezitesinin temeli anne karnında başlayabilmektedir. Annenin gebelikte aşırı kalori alması veya ağır besin eksikliğine maruz kalması fetusun metabolik proglamlanmasını etkileyerek obezite için risk faktörü oluşturmaktadır. Obezite uygun olmayan çevresel faktörlerle her yaşta gelişebilmekteyse de çocuklarda obezitenin başlaması açısından kritik yaş dönemleri vardır; yaşamın ilk yılı, 4-6 yaş ve puberte dönemi. Basit obezite de denilen , altta herhangi bir hastalığın bulunmadığı obezite nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

Beslenme faktörü
• Süt çocuğunda erken ek gıdaya başlama
• Ailenin beslenme alışkanlığı
• Gazlı- şekerli içecek tüketimi
• Abur-cubur tüketiminin artması
• Lifli gıdaların az tüketilmesi
• Fast-food tarzındaki beslenmenin artması
• Öğün atlayıp bir sonraki öğünde aşırı beslenme
• Reklamlarla tüketim zorlaması

Aktivitede azalma
• Okula servisle gidip gelme
• Asansör kullanımı
• Dışarıda oyun yerine evde TV, bigisayar başında vakit geçirme
• Kentlerde yetersiz oyun alanı ve yeşil alan olnası
• Şehir güvenliği ve trafik korkusuyla çocukların daha çok evde vakit geçirmeleri
• Sınavlar, dershaneler, ev ödevleri nedeniyle çocukların spora zaman ayıramamaları ve stresle daha çok gıda tüketmeleri
• Beden eğitimi derslerinin yetersizliği

Psikososyal nedenler
• Parçalanmış aile
• Tek çocuk olmak
• Aile içi geçimsizlik
• Adolesan dönemi sorunlar
• Çalışan anne, besin hazırlığına yetersiz zaman
• Beslenme ve aktivite konusunda ebeveynleri taklit etme

Obezitenin çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri
Obezitenin çocuklar üzerinde tıbbi ve psiksosyal olmak üzere iki tür olumsuz etkileri vardır. Obezitenin derecesine bağlı olarak; hızlı büyüme, erken adet görme, kan yağlarında artma, damar sertliği, hipertansiyon, insülin düzeyinde yükselme ve şeker hastalığına eğilim, karaciğerde yağlanma ve safra taşı, yumurtalıklarda kist oluşumu (adet düzensizliği), tüylenme, erkek çocuklarında meme bölgesinde yağlanma, deri enfeksiyonları (pişikler, kıl dibi iltihapları), ortopedik problemler, uyku apnesi gibi sorunlar gelişebilir. Ayrıca, obezitenin benlik saygısı, okul başarısı, sosyal ilişki kurma üzerine de olumsuz etkileri vardır. Hatta ileride iyi evlilik yapma ve iyi iş bulabilme olanakları üzerine bile olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir.

Obezitede tedavi
Obezitenin başlama yaşı küçüldükçe ağırlığının daha fazla olması ve erişkin dönemde büyük oranda devam etmesi nedeniyle çocukluk dönemindeki obezite tedavisi özel bir önem gösterir.
Obez bir çocuğun uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesi, daha sonra tedavi planı yapılması gereklidir; obeziteye neden olan herhangi bir hastalık, ilaç kullanımı, psikolojik sorun var mı, obezite nedeniyle sağlık sorunları gelişmiş mi, değerlendirilmelidir. Mevcut sorunlara göre tedavi düzenlenmelidir.

Her ne sebep olursa olsun tedavideki amaç, çocuğun gelişimini aksatmadan kilo vermesini sağlamaktır. Orta derecede kilosu olan çocukların kilo almalarını önlemek yeterlidir, boyları uzadıkça ideal ağırlıklarına ulaşacaklardır. Obez çocukların ise ayda vermeleri gereken kilo en fazla 2 kg.dır. Obezite tedavisini şu başlıklar halinde sıralayabiliriz: Diyet, aktivite artımı, yaşam tarzında değişim, ailenin tedaviye katılımı, düzenli izlem.

Diyet
Tedavide esastır. Hafif kilolu olanlarda fast-food beslenme ve gazlı-şekerli içeceklerin azaltılması yeterlidir. Basit obezitelerde çocuk harcadığından fazla kalori aldığı için yaşına uygun kaloride beslenme ile kilo verebilir. Bazı durumlarda yaşına uygun kalorinin %20-30 azaltılması gerekli olabilir. Her durumda diyetin karbonhidrat, yağ ve proteini belli oranlarda içermesi , gerekiyorsa vitamin, mineral ile desteklenmesi gereklidir. Medyada yer alan moda diyetlerin, tek tür gıdaya dayanan diyetlerin ve kalorisi aşırı azaltılmış diyetlerin çocukların tedavisinde yeri yoktur. Çok aşırı iştahlı, devamlı bir şeyler atıştıran çocuklarda diyet tedavisinin başarılı olabilmesi için diyetisyen kontrolünde halen almakta olduğu kalori belirli aralıklarla belli oranlarda azaltılarak birkaç aşamada ideal kaloriye inilebilir. Bu nedenlerle çocukların diyetlerinin bir sağlık kuruluşunda yaş, cins, ergenlik ve obezite derecesine göre düzenlenmesi, büyüme ve gelişmelerinin düzenli olarak izlenmesi gereklidir.

Aktivite artırılması
Öncelikle televizyon ve bilgisayar başında geçirilen saatlerin azaltılması gereklidir. Bu sürenin toplam 1,5-2 saati geçmemesi uygundur. Çocukların doğal aktivitelerini yapabilecekleri ortamların hazırlanması çok önemlidir. Programlı fizik aktivite hem enerji harcanmasını artırır, hem yağdan zengin gıdalara isteği azaltır hem de çocukların benlik saygısını artırır. Ayrıca düzenli yapıldığında sağlıklı bir yaşam biçimi kazanılmasını sağlar. Fizik aktivite haftada 3-5 kez başlangıçta 15, daha sonra 35-40 dakika yapılmalıdır. Yapılacak aktivite yürüme, koşma, bisiklete binme, tenis, dans gibi çok sayıda kas grubunu çalıştıran hareketleri içermelidir. Spor aletlerinin kullanımı çocuklar için çok önerilmemekte, gerekirse spor öğretmenlerinin ağırlık ve süresini belirlemesi gerekir. Aksi halde epifiz zedelenmeleri oluşarak büyüme etkilenebilir.

Aile Desteği
Obezite nedeniyle kendisiyle ya da çevresiyle sorun yaşayan obez çocuğun yemek ve aktivite alışkanlıklarında önemli değişiklikler yapması kolay olmayabilir. Bunun için aile ve yakın çevre desteğine ihtiyaç vardır. Aile mutfak alışkanlıklarını çocuğa göre değiştirmeli, obezite sürekli negatif bir konuşma konusu yapılmamalıdır. Gösterdiği çaba desteklenmeli, tedavi başarısında ödüllendirilmelidir. İstediği halde diyete uyum yapamayan ya da reddeden çocuklar için psikolojik danışmanlık alınmalıdır.

Çocuklardaki obezite tedavisinde ilaçların ve cerrahi tedavinin yeri yoktur.

Yapılan araştırmalar erişkinlerde obezite tedavisinin başarısının düşük olduğunu göstermektedir. Bu nedenle tedaviden çok obezite oluşmasının önlenmesi önemlidir.

Doğru, sağlıklı beslenme ve enerji harcamaya yönelik yaşam tarzının benimsenmesi için yapılması gerekenler:
• Yaşamın ilk 6 ayında bebekler yalnız anne sütü ile beslenmesi
• Bebek doyduktan sonra mamayı bitirmek için zorlanmamalı
• Çocukluk çağında yüksek kalorili gıdalardan kaçınılmalı
• Şekerli ve gazlı içecekler yerine su, ayran, süt tercih edilmeli
• Çocuklara sebze yemekleri, baklagiller ve salata yeme alışkanlığı kazandırılmalı
• Düzenli öğünler halinde yemek yeme alışkanlığı edinilmeli (3 ana 2 ara), öğün atlanmamalı (özellikle kahvaltı)
• Yemekler yavaş ve iyice çiğnenerek yenmeli, gelişigüzel atıştırmalardan kaçınılmalı
• Bol su içilmeli
• Servis yapıldıktan sonra servis kabı sofradan kaldırılmalı
• Yemek bitince sofradan kalkılmalı
• Hazır besinlerden uzak durulmalı
• Çocukları okul kantinlerinden beslenmesi önlenmeli, mümkünse kantinlerde satılanlar denetlenmeli
• Asansör yerine merdiven kullanılmalı
• Yakın mesafelere yürüyerek gitmeli
• Televizyon ve bilgisayar başında geçirilen süre kısıtlanmalı
• Her fırsatta ve hafta sonları spor yapmalı
• Beden eğitimi dersleri özendirilmeli ve artırılmalı
• Çocuklar erken yaşlardan itibaren anne ve babalarının beslenme tarzını taklit ettiğinden ebeveynler olarak iyi örnek olunmalıdır.
###



Amerikan Hastanesi diyet sağlık kilo obezite


Diğer basın bültenleri

R’leri söyleyemiyorsa
Anne sütünden vazgeçmeyin
Şeker hastaları çikolata yiyebilir mi?
Çocuklarda konuşma gecikmesi
Emzirme döneminde kilo kaybı
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.