ETİK LOJİSTİK > BASIN ODASI > BASIN BÜLTENİ
Etik Lojistik, Dünya Gazetesi Röportajı
KURUMSALHABERLER , 03.01.2008Etik Lojistik ile ilgili Dünya Gazetesinde yayınlanan röportajın tam metni;
1- Şirketinizin lojistik sektörüne yönelik faaliyetleri ve yatırımları hakkında bilgi vererek, sektördeki gelişimini anlatır mısınız? Sektörde şu anki konumunuzdan, filonuz ve mevcut kadronuzdan bahseder misiniz? Yurtdışında yatırım veya diğer çalışmalar şeklinde girişimleriniz var mı?
ETİK LOJİSTİK olarak her lojistik firmasının vermiş olduğu hizmetlerin yanısıra sektörde fark yaratarak müşterilerimizin gözardı ettikleri ama bütçelerinde önemli bir paya sahip olan POP (point of purchase) depolama ve dağıtımına ağırlık veriyoruz.
POP bir müşterinin bir zincir marketteki vitrini, müşteri ile bağlantıya geçtiği bir ilişki noktası ve bilindiği gibi rakiplerden ne kadar önce müşteri ile bağlantıya geçilir, pazara ulaşılır ise o kadar fazla satış ve müşteri kazanımı sözkonusu. Bu yüzden PoP ve PoP’nin lojistiği, müşterilerimiz için (özellikle FMCG sektöründe) çok önemli. Düşünün; dondurma üreticisisiniz ve reklamlı şemsiyeniz diğer rakiplerinizden önce markete varırsa market o şemsiyeyi kurar ve kullanır. Bunun sonucu olarak da sizin reklamınız tüm yaz boyunca markette yapılır.
ETİK LOJİSTİK şu an İstanbul’daki önemli iki sanayi noktasında (Gebze ve Hadımköy) crossdock’lara sahip. Bunun avantajı, hem gümrükten mal çeken hem de şehrin her iki yakasında da tedarikçisi olan müşterilerimiz için bir avantaj ve biz de bu avantajı onlar adına optimize ediyoruz.
Tüm Türkiye’de genel merkezimiz, tamamen teknolojik altyapıya sahip iki crossdock’umuz ve üç bölgemiz (İzmir, Adana ve bu ay açılacak olan Ankara) mevcut. Bu bölgelerde ara depolarımız var ve İstanbul’dan konsolide edip yolladığımız araçlarımızı bu depolarda elleçleyerek direk son noktalara dağıtım yapıyoruz.
Araçlarımızın yetmediği yerlerde sürekli çalıştığımız tedarikçilerimizi devreye sokuyor ve müşterimizi hiçbir zaman zor durumda bırakmıyoruz. Bunun için gerekirse hava kargo dahi kullanıyoruz. Ayrıca müşterilerimizi operasyonda oluşabilecek aksaklıklara karşı koruyan ve gözeten bir Müşteri Hizmetleri Departmanı’mız mevcut. Bu Türkiye’de çok ender rastlanan bir yapı, bu yapıyı bizim sektörde ancak yurtdışı kökenli firmaların bazılarında görebilirsiniz.
2- Şirketiniz adına ciro ve yatırım göstergeleri açısından 2006'ı ve 2007’nin 10 ayını değerlendirirsek karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor? Bu dönemde hedeflerinize ulaştığınız söylenebilir mi? Mevcut göstergeler doğrultusunda 2007 sonu ve 2008 hedefleriniz hakkında açıklama yapar mısınız? Yeni yatırım veya projeleriniz nelerdir?
Ciromuz sürekli yükselmekte. Fakat yatırıma ağırlık verdiğimizden ve her sektördeki rekabet gibi sektörümüzde de rekabet arttığından, bütçemizdeki net karın ciromuz ile doğru orantılı arttığını söyleyebiliriz.
Trendimiz büyüme yönünde ve bunda rol oynayan etmenler de gerçekten müşterilerimize hizmette sınır tanımadığımız hatta sözleşmemizde olmamasına rağmen ihtiyaçları olduklarında bedelli / bedelsiz çeşitli çözümler ve hizmetler sunmamız. Bu durumda da mevcut müşteri çevresindeki potansiyel müşterilere iyi yönde reklamımızı yapıyor.
Hedef açısından biz sürekli gelişmeyi hedefliyoruz, Japonların “Kaizen” felsefesinde her gün bir gelişme sözkonusudur biz de bu felsefeye gönülden inanıyor ve uyguluyoruz. Tüm merkezlerimiz birbirleri ile sürekli temas içinde ve oluşan sinerji ile sürekli gelişme kaçınılmaz oluyor.
2008’de filomuza yeni araçlar katmayı hedefliyoruz ve 2007 sonuna doğru Ankara’da açtığımız bölgemizi de tamamen çalışabilir duruma getirip, yeni yılda bu bölgede de şirketimizi göstermek istiyoruz.
3- 2006 yılı ve 2007'nin geride kalan kısmını Türkiye lojistik sektörü açısından değerlendirir misiniz? Sektörün bu dönemdeki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörde herhangi bir büyüme ya da küçülme oldu mu? Burada hangi etkenler rol oynadı? 2007’nin ilk 10 ayı sektörde nasıl bir yapısal değişime sahne oldu?
Türkiye’nin kemer sıkma politikası elbette ki her sektörü vurduğu gibi lojistik sektörünü de vurdu. Yanlız bizim sektör, işletmeler için, gıda gibi vazgeçilmez bir ihtiyaç. Malınızı üretmeniz yetmiyor, onu bir şekilde satış noktasına ulaştırmanız da artık yetmiyor, o malı rakiplerinizden önce müşteriye ulaştırmalısınız yoksa hızlı olan pazarda büyürken siz gerilersiniz.
Sektörümüz yatırımlarla da doğru orantılı pazar hacmine sahip. Dolayısı ile Devletimiz yatırımcıyı teşvik ettiği sürece ve gerek yabancı gerekse de Türk yatırımcı ülkemizde yatırım yaptığı sürece biz varız. Pazardaki büyüme hızı yavaşladı ama buna karşın bir çok lojistik firması oluştu. Bu durumda belli kapasitede olup da sinerjisini fiyat avantajına dönüştürebilen firmalar haricindekiler direk müşteri ile değil de müşteriye hizmet veren lojistik firmalarının taşeronları durumuna geldiler.
Sektörü 2007 değil de son 2 seneye dair kabaca değerlendirirsek, eskiden bu sektöre dair eğitim veren kurumlar yoktu, RF teknolojisi lükstü ve teknolojik altyapıya sahip firmalar parmakla gösteriliyordu. Şimdi gerek lojistik firmaları gerekse de tedarikçileri (raf üreticileri, araç üreticileri, uydu takip sistemi satan firmalar ve benzerleri) artık daha bilinçli ve çağın gereklerini ülkemizde yakalamış durumda.
Buradaki tek sorun, müşteriler daha bu altyapıya sahip bir hizmeti ödeyecek bir lojistik bütçesi oluştur(a)mıyorlar. Halen lojistik ikinci planda. Lojistiğin önemini kavrayan firmalar genelde yabancı kökenli ve zaten lojistiğe verdikleri önemin getirisini gerek pazara penetrasyon, gerek satış olarak zaten geri alıyorlar. Bu bilincin Türk kökenli şirketlere aşılanması şart.
Bu konunun önemini size gene dondurma ürününden yola çıkarak basit bir örnekle açıklayayım; bir yeni dondurma reklamı çıkıyor ve kanallarda bas bas bağırıyor. Tüketici de o dondurmayı almak için şartlanmış olarak en yakın satış noktasına gidip dondurmayı soruyor. Kalmamış ya da o noktaya gelmemiş ise dondurmaya şartlandığından, orada olan başka bir marka dondurmayı denemek için alıyor ve bir daha da öbür dondurmayı şans eseri bir yerde yememişse aramıyor. Bu durumda yapılan reklam rakibe ya da aynı gruptaki başka bir ürüne yarıyor. Pazarlamacılar, pazarlamanın sırf reklam vermek olmadığını artık anlamalı.
4- İçinde bulunduğunuz sektörle ilgili kısa ve orta vadeli beklentilerinizi aktarır mısınız? Size göre bu vadede firma sayısı, iş hacmi, sektörel yapılanma gibi alanlarda ne tür değişiklikler ve gelişmeler olacaktır? Bu anlamda büyümeyi tetikleyecek unsurlar nelerdir? Sektörünüzde 2007 sonu ve 2008 yılına dair net öngörülerinizi vurgular mısınız?
Bu konuya dair 3. Soruda gerekli bilgileri verdiğime inanıyorum.
5- Türkiye'nin bölgedeki lojistik üs olması yönündeki beklentilere dair görüşleriniz neler? Sizce Türkiye bölgesindeki lojistik üs olabilir mi? Bu yöndeki avantajları/dezavantajları neler? Bu konuda Türkiye'nin özelliklerini belirterek, yapılması gerekenleri vurgular mısınız?
Ülkemiz gerçekten de dünya üzerinde çok kritik bir yerde. Solunda müthiş bir teknolojik üretim, sağında ise nispeten fakir ve gelişmeye çalışan ülkeler var. Bu zıtlığı zaten halkımız her anlamda hissediyor.
Asıl soru, Avrupa tarafındaki ülkelerin ürettiklerini ortadoğu ülkeleri ne kadar alır, veya ortadoğuda üretilen hammaddeler Avrupa tarafından ne kadar alınır. Bu sorunun cevabı “sık sık” ise ülkemiz bir lojistik köprüsü vazifesi görür. Bunun dışında sadece kendi pazarına ve geri dönüş olarak da ürettiklerini Avrupa pazarına iletecek çapta bir lojistik faaliyet hacmi oluşur.
Aslında ülkemiz teknlojik açıdan çağın gereklerini yakalasa ve halkımız Amerika gibi tüketmek yerine ülkenin üretimine / gelişimine katkıda bulunup, ürettiklerini komşularına satabilse, işte o zaman ülkemiz tam bir lojistik üs olur ve pazar olmaktan çok satıcı olur. Bunu sağlayabilmek için gerek iç kaynaklı gerekse de dış kaynaklı parametreler mevcut. Devletimizin bu parametreleri iyi dengelemesi şart.
6- Sektörel gelişim ve komple hizmet sunumu açısından şirket birleşmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörde son dönemde bu tür gelişmeler yaşanıyor mu, süreç bu açıdan nasıl bir döneme işaret ediyor?
Bahsetmiş olduğum gibi sektörümüzün pazarı, sektörün hacmi ile aynı trendde büyümüyor ne yazık ki ve bazı orta ölçekli lojistik servis sağlayıcıların (LSP) da sadık ve büyük müşterileri mevcut. Büyük LSP’ler de müşteri ve pazar kazanmak adına çeşitli orta ölçekli LSP’ler ile şirket evlilikleri yoluna gidip pazardaki bilinilirlik ve hacimlerini büyütüyorlar.
Şu anki trende bakarsak belli bir hacmi yakalayan, piyasada tutunan ve sektördeki gelişmeleri uygulamaya koyarak müşteriye hizmet avantajı sunan firmalar haricindekiler, diğer firmaların çatısı altında birleşmeye doğru gidecek ve en sonunda ülkemizde profesyonel lojistikçiler kalacak.
7- Teknoloji ve Ar-Ge'ye yatırım konusunda sektörün geldiği noktayı değerlendirir misiniz? Sizce bu alanda teknolojik düzeyin yeterliliğinden söz edilebilir mi? Bu konuda ne tür sistemler uygulanıyor?
İki sene önce bir polonyalı meslektaşım proje konusunda bize yardımcı olmak için gelmişti. Çalışma şekillerimiz ve yaklaşımlarımız üç aşağı beş yukarı aynıydı. Arkadaşım yurduna dönerken ülkemdeki lojistik hizmetine dair düşüncelerini sordum ve kendisi de “bir gelişme var fakat teknolojik açıdan geridesiniz” demişti.
Şu anki portreye baktığımda ülkemizde alternatif lojistik kaynaklarına (örneğin tren taşımacılığı, kombine taşımacılık vb.) bir eğiliş var. Yerimizde saymıyoruz ama daha katetmemiz gereken yol var. Bunda etmen tabi ki müşterinin de hizmete ayırdığı bütçe ile doğru orantılı.
Yurtdışında bir anda hangi araçta hangi malların olduğuna dair rapor çekilirken, bilgisayar ortamında sesli toplama emirleri insanlara direktif verirken, RFID yaygınlaşırken ülkemizde bu hizmetleri isteyen müşteri de veren lojistik firması da bir elin parmaklarını geçmez.
8- Sektörde yaşanan sorunlara ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinize dair görüşlerinizi iletir misiniz?
Sektörümüzde deneyimli insan kaynağı gerçekten kanayan bir yara. Bu konuya hem sektördeki firmaların insan kaynakları departmanları hem de okullar ağırlık vermeli. Sonuçta teknolojiyi para ile satın alırsınız ama onu kullanacak olan insan.
Serdar SEVİNDİ
Lojistik Müdürü
###
BU KURULUŞLA İLGİLİ DİĞER BASIN BÜLTENLERİ
Sayfa adresi (URL):
KURUMSALHABERLER.COM HAKKINDA
Kurumsalhaberler.com, online basın bülteni yayını ve dağıtımı hizmeti vermektedir. Haberlerinin görünürlüğünü arttırmak, arama motorlarında ön sıralarda çıkabilmek, web sitelerine trafik sağlamak, haber ajanslarına, basın mensuplarına, blog yazarlarına, sosyal medyaya ve iş dünyasına haberlerini duyurmak isteyen 1.000 den fazla üye kuruluş tarafından kullanılmaktadır. Okumuş olduğunuz basın bülteni ile ilgili detaylı bilgi için yukarıda belirtilen iletişim bilgilerini kullanınız. Basın bülteni yayınlamak hakkında bilgi almak için
tıklayınız!