GENÇ GELİŞİM

Özbay Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti.

Kazancı Yokuşu Osmanlı Sokak Alara Han No:27/A Taksim İstanbul

T: 0212 243 61 82 - 84
F: 0212 243 62 36
www.gencgelisim.com - bilgi@gencgelisim.com

BİLGİ İÇİN
İbrahim Özbay
ibrahim@gencgelisim.com
T: 0212 243 61 82 - 84

SEÇENEKLER

  Yazdırmaya uygun görünüm

 Basın bültenini arkadaşına gönder

 Basın bültenini paylaş

 Yorum Yaz


EKLİ DOSYALAR



GENÇ GELİŞİM > BASIN ODASI > BASIN BÜLTENİ

Genç Gelişim 26. sayısı

KURUMSALHABERLER , 05.04.2007
7 Adımda Kendi Mutluluğunu Kendin Yarat

1- Halinden Memnun Biri Ol
Her daim şikayetle yaşayanlardan olmayı bırak. İşlerin iyi gitmiyorsa yakında düzelir. Sevdiğin insanı hala bulamadınsa bekle, gelecek yakında nasıl olsa. Yoruldunsa dinlen geçer, açsan ye doyarsın, üzüldünse sevinirsin... Dünyanın her hali geçicidir. Aynı hızda ve aynı yükseklikte gitmek mümkün değildir. Rüzgar dağları iner çıkar, ovaları geçer, vadileri dolanır ama rüzgarlığı bırakmaz. Rüzgar gibi ol, gerektiğinde kasırga gibi es, gerektiğinde meltem gibi, gerektiğinde çekil köşene kimseye bulaşma, gerektiğinde lodos ol. Ama rüzgarlığından şikayet etme.

2- Çiçek Kokulu Bir Eşyan Olsun
Çiçek kokulu bir yarin olsun, en güzeli odur. Yoksa da bir silgi edin, gül koksun mesela. Araban varsa bol bol karanfil kokan kokuluk edin. Araba benim neyime, tek vasıtam ayaklarım diyorsan al bir menekşe kokulu parfüm, her durakta iki fısfıs yap kendine. Kendini çiçek gibi hisset asıl. Tüm dünyanın karmaşasında, insanı boğan kalabalıkta, bir karanfilin güzel duruşundan daha iyi nasıl yaşanabilir bu hayatta!

3- Eşsiz Ol
Sen, sen olduğun için eşsizsin. Bu dünya için vazgeçilmezsin. Sen olmadığında bu evren bir eksik, unutma! İlk olarak, -hangi kaçık söylediyse- "Mezarlıklar kendilerinin vazgeçilmez olduğuna inanan insanlarla doludur." diyenlere kulak asma. Senin mesleğini yapan binlerce insan olabilir ama hiçbirisi senin gibi gülemiyor, senin gibi kızamıyor, senin gibi yaşamıyor hayatı. Parmak uçlarımızın, retinalarımızın, yüz yapımızın bir benzeri yoksa kalbimizin, hislerimizin, bakışlarımızın, insanlığımızın da bir benzeri yok. Tek kelimeyle eşsiziz.

4- Hayır Demekten Korkma
Gerektiğinde ‘hayır’ de. Bazen ‘hayır’ların ‘evet’lerden daha fazla değerli olduğunu unutma. İstemeyerek bile olsa, iyilik yapmak için bile olsa söylediğimiz her ‘evet’ başımıza daha çok olumsuz işler açacaktır. Yapabilirlik alanımıza girmeyen istekler için ‘hayır’ diyebildiğimiz gün hem kendimize hem de isteklerini gerçekleştiremeyeceğimizden dolayı hüsrana uğrayacak insanlara büyük bir iyilik yapmış oluruz. ‘Hayır’ diyelim ‘hayır’ işleyelim.

5- İkiz Kardeşini Unutma
Dünya senin ikiz kardeşindir. Sen mutluysan o da öyledir. Sen hüzünlüysen dünya daha hüzünlü olur. Dünya dediğin, senin gözünün gördüğü, kulağının işittiği, cep telefonun kapsama alanı kadar bir yerdir. Oralara hükmedebilirsin, oralarda olup bitene yön verebilirsin. Dünyanın dönüşü ve kalbinin atışı kardeştir. Unutma ve kardeşini sev. Onu koru ve kolla ki o da sana tüm şefkati, merhameti ve sıcaklığıyla davransın.

6- Dünya Hayatı Bir Gündür, Unutma!
Kocaman bir ömür yaşasak da aslında yaşadığımız ömür bir günden ibaret. Gözümüzü kapattığımızda hayat bir kısa film gibi kısacık zamanda gözümüzün önünde geçerken, o günü ne kadar iyi yaşadıysak mutlu bir vedaya da hazırız demektir. Eğer dünya hayatının bir günden ibaret olduğunu ve o günün de bugün olduğunu bilirsek, her günümüz kendiliğinden güzelleşecek ve mutlu sonlara kendimizi hazırlamak kolaylaşacaktır. Kim son gününü dolu dolu, bütün saniyelerin nabzını tutarak yaşamak istemez ki...

7- Küçük Olsun Benim Olsun
Hayatınızda tümüyle size ait bir şeyler olsun. A’dan Z’ye kendi tasarımınızın, üretiminizin, düşüncenizin bir ürününü masanızın üzerine koyun ve kasılarak dostlarınıza gösterin. Örneğin, kibritten Truva atı yapın, taşlardan Mona Lisa tablosu, mercimekten Galata Kulesi. Biraz zahmetli olsa da bunun benzerini çevrenizde yapacak bir babayiğit olmayacağı için bu uğraşınız size bir hoşluk, evinizin bir köşesindeki bir boşluğa da doluluk katacaktır. Madem kitap okuyoruz, bir kitap da siz yazın. 3-5 sayfa olsun yeter. Kapağını kafanıza göre tasarlayın. Yakınızdaki bir renkli-ozalit çıktı alıcılarında bastırıp, katlattırıp koltuğunuzun altına koyun. Bana da gönderin ki, bu gezegende yalnız olmadığımı görüp sevineyim. İşte bu iş için size bir neden daha! Daha ne yapayım sevgili okur?

Evlenmeden Önce Bal-Şeker, Evlendikten Sonra Zehir-Biber

Evlenmek en kolay adımdır bir ilişki için. Başlangıçta karmaşık gibi görünse de, yaşanan heyecan arasında endişeler eriyip gider. Yeni bir hayat ve sevdiğinle yeni bir başlangıç... Her şey pespembedir. Mobilyalar, insanlar, kaynanalar, kayınpederler, görümceler, baldızlar... Ortalık sütlimandır. Hatalar, eleştiriler rahatlıkla tolere edilir. Hatta farkına bile varılmaz.

Sonra ansızın bir şey olur. O yakışıklı, aşk dolu adam gider; yerini karısını dinlemeyen, kendini televizyona adamış, işten yorgun gelip hizmet bekleyen, karısının boyattığı saçlarını ancak altı ay sonra bir başkasının yardımıyla fark eden, çiçeğe harcanan parayı israf sayan, çoraplarını evin her köşesine dağıtan, çocuklarını ihmal eden, doğum günlerini ve yıldönümlerini temelli hafızasından silen bir adam almıştır.

EFT Tekniği ile Enerji Meridyeninizi Dengeleyin
Bedenimizde sinirlerden oluşmuş bir elektrik ağı vardır. Sıcak sobaya değdiğinizi düşünün, sizin kontrolünüz dışında çok hızlı bir şekilde geri çekersiniz elinizi. Yanma hissi hemen hissedilir ve beyne elektriksel olarak iletilir.

Şaşırtıcı gelebilir ama düşüncelerimiz de bir enerjidir ve bedenimizde elektrik akımına neden olur. Halbuki yoğun bakımda gördüğünüz hastaya takılan o kocaman aletler, beynin ve kalbin elektrik akımını gösterme amaçlıdır. EEG (elektro-ensefalografi) beynin elektriksel aktivitesi kaydederken, EKG (elektro-kardiyografi) ise kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder. Beynimiz milyonlarca hücreden oluşur ve bioelektrik üretir. Dalga enerjisine çevrilen bu elektrik Alfa, Delta, Teta, Beta ve insan ruhuyla bağlantı kurduğunda Gama dalgaları üretir.
Yaşam enerjisi, vücudumuzda enerji meridyenleri aracılığı ile dolaşır. Hücrelerdeki enerji seviyesi bu kanallarla besleniyor. Eğer meridyenlerdeki enerji akışı blokaja uğrarsa, bu meridyenlere bağlı organlarda da etkisini gösterir. Düşüncelerimizin negatif olması, yaşadığımız travmalar, korku, suçluluk, nefret, kırgınlık gibi duygular ilgili meridyenlerde tıkanıklığa neden olur.

İçinizdeki Çocuğa Kulak Verme Zamanı
Biz yetişkinler umudun, sevginin ve yaşamın anlamını ne kadar biliyoruz acaba? Olgun olmak adına, mantıklı olmak adına, her zaman doğru olanı yapmak adına, hırslarımız adına eskiden sahip olduğumuz umudun ve sevginin saflığının ne kadarını koruyabildik?

Elbette seviyoruz birilerini. Elbette umutlarımız var hala. Elbette güzel bir yaşam için çabalıyoruz. Ve bu çabalamanın içinde, arasına pembe renklerin karıştığı saflığımızı, el değmemişliğimizi nerelere harcadık?

İtiraz etmeyin lütfen. Dürüst olalım biraz kendimize karşı.

En son ne zaman mutlu bir haber aldığınızda, sokak ortasında kimin ne düşündüğüne aldırmadan, içinizden geldiği gibi çığlık attınız?

Kuantum Fiziği ile Yaşamınızdaki İşaretlerin Bilincine Varın
Kuantum fiziğinde gözlemci ve gözlenen enerji boyutunda bir ve aynı şeydir. Düşüncelerin de bir enerji oluşu, düşüncelerin yaşam enerjisini şekillendirme olasılığını ortaya koyuyor. Bakış açım şudur ki; bizler düşünce enerjisi ile yaşam enerjisini şekillendiriyoruz.

Kuantum Fiziği, fizikle fizikötesinin birbirine karıştığı bir noktanın adıdır. Heisenberg’in belirsizlik alanı dediğimiz bu alana, gönderdiğimiz düşünce paketçikleri varlık katıyor. Kuantum alanının bir noktasına yaptığımız etki bütünü etkiliyor aynı zamanda. Biz bir şey düşündüğünüzde bundan tüm alan etkileniyor.

Tanrı, niyetlerimizi gerçekleştirebilmemiz için, belki de bir oyun olarak kuantum belirsizliğini verdi bize. Böylece, belirsizlikteki tüm olasılıklar içinden, bilinçli odaklanma sayesinde, olmasını istediğimiz durumun gerçekleşme ihtimalini artırmış oluyoruz.


###

Sayfa adresi (URL):  

Bu kuruluşla ilgili diğer basın bültenleri
Okumuş olduğunuz basın bülteni ile ilgili yorum yazmak için tıklayınız

Kurumsalhaberler.com, online basın bülteni yayını ve dağıtımı hizmeti vermektedir. Haberlerinin görünürlüğünü arttırmak, arama motorlarında ön sıralarda çıkabilmek, web sitelerine trafik sağlamak, haber ajanslarına, basın mensuplarına, blog yazarlarına, sosyal medyaya ve iş dünyasına haberlerini duyurmak isteyen
1.000 den fazla üye kuruluş tarafından kullanılmaktadır.