Mert Van Avukatlık ve Danışmanlık Basın Bülteni

Ekonomik kriz işçileri işten çıkartmak için geçerli bir sebep mi?

KURUMSALHABERLER , 08.09.2009 -- Global Ekonomik Kriz tüm dünyayı sarstı ve sarsmaya da devam ediyor. ABD’ de başlayan ekonomik kriz Türkiye’de de etkisi göstermeye devam etmektedir. Tekstil, gıda, otomotiv gibi sektörler de bu global krizden etkilenen sektörler oldu. Gerek dünyadaki gerek Türkiye’deki işyerlerinin ayakta durmak adına yaptıkları şey küçülmek ve dolayısıyla işçilerini işten çıkarmak oldu.

Ekonomik kriz işçilerin işten çıkarılabilmeleri için geçerli bir neden olabilir mi? Ekonomik kriz yüzünden iş sözleşmeleri, işverenleri tarafından tek taraflı olarak fesih edilen işçilerin başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? İş sözleşmesi feshedilen işçinin tekrar işe dönmesi mümkün müdür?

Dr. Av. Mert Van tüm bu sorulara açıklık getirdi; “Bilindiği üzere tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz Türkiye’yi de derinden etkilemiştir. Türkiye’de birçok sektörden binlerce işçi işten çıkartılmış ve işsizlik oranı artmıştır. Türkiye İş Kurumu İşsizlik Sigortası Fonu Aylık Basın Bültenin 2009 Ağustos sayısında yayınlanan istatistiğe göre 2008 yılının Eylül ayından bu yana işsizlik ödeneğinden yararlanan kişilerin sayısının hızlı bir artış gösterdiği görülmektedir. Bu istatistiğe göre 2008 Mayıs ayında 119.250 kişiye işsizlik ödeneği ödenmişken, 2009 Nisan ayında 317.766 kişi işsizlik ödeneğinden faydalanmıştır. Bu rakam Temmuz ayında biraz düşmüş ve 2009 Temmuz ayında 292.947 kişiye fon tarafından ödeme yapılmıştır. Türkiye İş Kurumu İşsizlik Sigortası Fonu tarafından açıklanan bu rakamlarda son aylardaki işten çıkarılan işçilerin sayısının yüksekliğini desteklemektedir.

Yürürlülükteki 4857 sayılı İş Kanunu, iş güvencesi kapsamındaki işçiler lehine ve işverenin iş sözleşmesini tek taraflı feshini kısıtlayan hükümler ihtiva etmektedir.

İş sözleşmesini fesh eden işveren feshi geçerli bir nedene dayandırmalıdır
Yürürlülükteki 4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesi; “Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.” İfadesine yer vermiştir. Peki ya “Ekonomik Kriz” geçerli bir neden midir? Bunu üzerinde durmak gerek.

Yargıtay’ın 2004/22907 E. 2005/5956 K. sayılı ve 21.02.2005 tarihli kararında da belirtildiği gibi; İşletmeyi veya işyerini etkileyen objektif nedenlerle ortaya çıkan işgücü fazlalığı sonucunda, işçinin işyerinde çalışma olanağı ortadan kalkmış ise fesih için geçerli bir sebebin varlığından söz edilebilir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu işletmesel kararlar alabilir. Ancak, işletmesel karar sonucunda, tedbir olarak düşünülen feshin zorunlu hale gelmiş olması gerekir. işletmesel kararla varılmak istenen hedefe fesihten başka bir yolla ulaşmak mümkün ise fesih için geçerli bir nedenden söz edilemez.

Ekonomik Kriz elbetteki işletmeyi objektif olarak etkileyebilecek ve iş gücü fazlalığı yaratabilecek bir durumdur. Gerek yürürlükteki yasaya gerek Yüksek Yargı kararlarına göre ekonomik krizin geçerli neden sayılabilmesi için işveren tarafından işçilerin iş sözleşmelerinin feshinden evvel diğer bütün ekonomik tedbirlerin tüketilmiş olması gerekmektedir. İşveren ekonomik krizin etkilerini bertaraf etmek için çeşitli tedbirlere başvurabilir. Enerji tasarrufuna gidebilir, fazla çalışmaları kaldırabilir, işçinin rızası ile esnek çalışma biçimleri getirebilir, işçiyi başka işte çalıştırarak tasarrufta bulunabilir.

Ekonomik kriz nedeniyle iş sözleşmesinin feshi, işveren için son çare olmalıdır ki geçerli bir fesih olabilsin.

İşçiler başvurabileceği hukuki yollar hakkında daha çok bilinçlendirilmeliler
19 yıldan bu yana Mert Van Avukatlık Bürosu olarak iş hukuku alanındaki uzman kadromuzla gerek işverenlere, gerek işçilere hukuki hizmet vermekteyiz. Karşılaştığımız somut olaylara baktığımda işçilerin iş güvencesinden doğan hakları ile ilgili bilinçlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyim. Ülkemizde işten çıkarılan birçok işçi durumu kabul edip kanundan doğan haklarını aramamaktadır. Bunun en büyük nedeni tabi ki bilinçsizliktir. Bu yazıyı okuyanları bilinçlendirmek adına son olarak şunları söyleyebilirim;

Yukarıda ifade ettiğim gibi işveren işçiyi ekonomik krizi neden göstererek sadece kendi tasarrufuyla ve tek taraflı olarak işten çıkaramayacaktır. İşçinin burada başvurabileceği hukuki yol işe iade davasıdır. İşçi eğer geçerli olmayan bir nedenle işten çıkartılırsa işverenine karşı işe iade davası açabilir.

Bilinmesi gereken diğer bir hususta, yürürlükteki kanun, yargılama esnasında da işçi lehine hükümler getirmiş ve işe iade davasında ispat yükünü işverene yüklemiştir. Buna göre işçi işe iade davası açtığında işveren feshin geçerli nedene dayandığını ispat etmekle yükümlü olacaktır. Ekonomik krize dayanarak işçinin iş sözleşmesini fesheden işveren, ekonomik krizin etkilerini bertaraf etmek için olası tüm çarelere başvurduğunu ve işçileri işten çıkarmanın son çare olduğunu ispat etmesi gerekecektir.

İşe iade davasında işçi lehine çıkan sonuç ise işe iade kararıdır. Mahkemeden çıkan işe iade kararıyla işçi işverene başvuracak ve işe iadesini talep edecektir. İşçiyi, başvurusu üzerine işveren bir ay içerisinde işe başlatmazsa, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olacaktır.

###



işten çıkartma fesih sözleşme ekonomik kriz işçi hukuk Mert Van avukat


Diğer basın bültenleri

Aile hekimlerinin vergisel yükümlülükleri
Hekimin sır saklama yükümlülüğü
Hekime yönelik şiddete karşı hukuk
Bıçak sırtında hekimlik
Şirket sahibinin şahsi borcu için şirketine haciz yapılabilecek mi? Ve nereye kadar?
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.