Özgür Kaşifler Kobi Koçluğu Basın Bülteni
Ya siz? Belki siz de çoğunluktasınız, ekonomik kriz var ve bu 9 günü sıkıntılı geçireceğiniz kesin ve diyorsunuz ki, “benim bayramı nasıl geçireceğim önemli değil, bayram bir geçsin de krizi nasıl geçireceğiz önemli olan bu”. Valla krizi nasıl geçireceğiniz belli: stratejik çalışma yaparak. “Neyse bayram bir geçsin de bakarız” diyorsanız başınıza ne geleceğini daha önce yazdım, www.kurumsalhaberler.com’da bulabilirsiniz. (“Ramazan da bitsin, bayram da bir geçsin” adlı makale).
Ben bayramı iç hesaplaşma yaparak geçireceğim diyorsanız ben onu da sizin yerinize yaptım, yine kurumsalhaberler.com’da, “Bir KOBİ patronunun iç hesaplaşması” adlı makaleyi okuyabilirsiniz.
Şimdi boş verin krizi, hesaplaşmayı filan, 9 günlük bayram molasını yaşamak zorunda olduğunuza göre, size bir teklifim var. Sizi bir deney yapmaya davet ediyorum. Kriz sizi hiç etkilemiyormuş gibi rol yapabilir misiniz? 9 gün için ekonomik krizleri gayet iyi yöneten başarılı bir KOBİ patronu imişsiniz gibi davranabilir misiniz? O duyguyu yaşamanızı istiyorum. Bayramı endişelenecek hiçbir şeyiniz yokmuşçasına sadece bayramla, ibadetle, eşinizle, çocuklarınızla, anneniz babanızla ve diğer sevdiğiniz faaliyetlerle dolu şekilde geçirmeye davet ediyorum. Ne kaybedersiniz? Sorunlarınız olduğunu inkâr edin demiyorum ama endişelenmek onları çözmeyecek öyle değil mi? Ee bu 9 günde de endişelenmek dışında başka bir şey yapamayacağınıza göre… Gelin, mış gibi yapalım. Bir işletmeye endişe duygusundan uzak bir şekilde sahip olmanın nasıl birşey olduğunu duyumsamaya çalısalım. Sonuçta hedefiniz bu, değil mi? Aşağı yukarı 4 yılda bir geleceği belli olan krizlere dayanıklı bir işletme sahibi olmak. Ama her hedefte olduğu gibi, bunun da gerçekleşmesi, gerçekleşmeden önce sizin onu hissedebilmenize bağlı. Hedef gerçekleştiği zaman oluşacak şartlara duygusal ve zihinsel olarak hazır olmak. İşte hedefe ulaşmanın püf noktası… Hayal etmek, gerçekleştiği zaman ne hissedeceğinizi şimdiden duyumsamak… Bu alıştırma insanın vücudunda bir takım etkiler yaratıyor ve engeller yerine hedefe götürecek çözümlere odaklanmayı kolaylaştırıyor. Çünkü bu duyguyu tatmak çok keyifli, onu gerçekten yaşamak için müthiş bir istekle doluyorsunuz ve elinizde olmaksızın çaba sarf etmeksizin hedeften başka birşeyi göremez hale geliyorsunuz.
Nasıl? Teklifimi beğendiniz mi? Umarım beğendiniz. Çünkü bu 9 gün öyle de böyle de geçecek. Ama eğer benim dediğimi yaparsanız, 14 Aralık Pazar günü geldiğinde ne kadar dinlenmiş, ne kadar tazelenmiş olduğunuza hayret edeceksiniz. Hedefinize kendinizi hiçbir zaman olmadığı kadar yakın hissettiğinizi şaşkınlıkla göreceksiniz. Bir de neye şaşacaksınız biliyor musunuz? Aklınıza üşüşen yaratıcı fikir bombardımanına… Ah! Ah! Zihin sıkıntıya gelemez ki… Sadece rahatladığı, serbest kaldığı zaman üretebilir.
Mutlu bayramlar!
Subegum Bulut
###
Tweet
Bir Kobi Patronunun bayramı nasıl geçmeli?
KURUMSALHABERLER , 04.12.2008 -- Tabii ki tam bir bayram gibi geçmeli! Başarılı bir KOBİ patronu önümüzdeki bu 9 günü dolu dolu ama sadece bayramla dolu olarak geçirebilmeli! Ne zihninde ne elinde iş olmamalı. Laptoplar ofiste kalabilmeli. İbadetse ibadet, tatilse tatil ama özel hayata hakkıyla ayrılan bir zaman olabilmeli. Hem de ekonomik kriz varken. Oysaki rastgele seçilmiş 10 KOBİ sahibine sorsak, acaba kaç tanesi gerçekten böyle bir bayram geçirebilecek? Belki de hiçbiri, o yüzden sayıyı artırmalı ve en az 100 KOBİ sahibine sormalıyız. 3 veya 4 evet cevabı alırsak şanslıyız.Ya siz? Belki siz de çoğunluktasınız, ekonomik kriz var ve bu 9 günü sıkıntılı geçireceğiniz kesin ve diyorsunuz ki, “benim bayramı nasıl geçireceğim önemli değil, bayram bir geçsin de krizi nasıl geçireceğiz önemli olan bu”. Valla krizi nasıl geçireceğiniz belli: stratejik çalışma yaparak. “Neyse bayram bir geçsin de bakarız” diyorsanız başınıza ne geleceğini daha önce yazdım, www.kurumsalhaberler.com’da bulabilirsiniz. (“Ramazan da bitsin, bayram da bir geçsin” adlı makale).
Ben bayramı iç hesaplaşma yaparak geçireceğim diyorsanız ben onu da sizin yerinize yaptım, yine kurumsalhaberler.com’da, “Bir KOBİ patronunun iç hesaplaşması” adlı makaleyi okuyabilirsiniz.
Şimdi boş verin krizi, hesaplaşmayı filan, 9 günlük bayram molasını yaşamak zorunda olduğunuza göre, size bir teklifim var. Sizi bir deney yapmaya davet ediyorum. Kriz sizi hiç etkilemiyormuş gibi rol yapabilir misiniz? 9 gün için ekonomik krizleri gayet iyi yöneten başarılı bir KOBİ patronu imişsiniz gibi davranabilir misiniz? O duyguyu yaşamanızı istiyorum. Bayramı endişelenecek hiçbir şeyiniz yokmuşçasına sadece bayramla, ibadetle, eşinizle, çocuklarınızla, anneniz babanızla ve diğer sevdiğiniz faaliyetlerle dolu şekilde geçirmeye davet ediyorum. Ne kaybedersiniz? Sorunlarınız olduğunu inkâr edin demiyorum ama endişelenmek onları çözmeyecek öyle değil mi? Ee bu 9 günde de endişelenmek dışında başka bir şey yapamayacağınıza göre… Gelin, mış gibi yapalım. Bir işletmeye endişe duygusundan uzak bir şekilde sahip olmanın nasıl birşey olduğunu duyumsamaya çalısalım. Sonuçta hedefiniz bu, değil mi? Aşağı yukarı 4 yılda bir geleceği belli olan krizlere dayanıklı bir işletme sahibi olmak. Ama her hedefte olduğu gibi, bunun da gerçekleşmesi, gerçekleşmeden önce sizin onu hissedebilmenize bağlı. Hedef gerçekleştiği zaman oluşacak şartlara duygusal ve zihinsel olarak hazır olmak. İşte hedefe ulaşmanın püf noktası… Hayal etmek, gerçekleştiği zaman ne hissedeceğinizi şimdiden duyumsamak… Bu alıştırma insanın vücudunda bir takım etkiler yaratıyor ve engeller yerine hedefe götürecek çözümlere odaklanmayı kolaylaştırıyor. Çünkü bu duyguyu tatmak çok keyifli, onu gerçekten yaşamak için müthiş bir istekle doluyorsunuz ve elinizde olmaksızın çaba sarf etmeksizin hedeften başka birşeyi göremez hale geliyorsunuz.
Nasıl? Teklifimi beğendiniz mi? Umarım beğendiniz. Çünkü bu 9 gün öyle de böyle de geçecek. Ama eğer benim dediğimi yaparsanız, 14 Aralık Pazar günü geldiğinde ne kadar dinlenmiş, ne kadar tazelenmiş olduğunuza hayret edeceksiniz. Hedefinize kendinizi hiçbir zaman olmadığı kadar yakın hissettiğinizi şaşkınlıkla göreceksiniz. Bir de neye şaşacaksınız biliyor musunuz? Aklınıza üşüşen yaratıcı fikir bombardımanına… Ah! Ah! Zihin sıkıntıya gelemez ki… Sadece rahatladığı, serbest kaldığı zaman üretebilir.
Mutlu bayramlar!
Subegum Bulut
###
Tweet
kobi kobi patronu ekonomik kriz Subegüm Bulut özgür kaşifler bayram
Diğer basın bültenleri
Kobi’ler için doğru insanları işe almada 5 adım
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.

