Özgür Kaşifler Kobi Koçluğu Basın Bülteni

KURUMSALHABERLER , 20.05.2010 -- “Keşke iş sahipleri için de bir bilgisayar oyunu olsaydı, bir sürü “can”ınız olsa, defalarca yansanız, seviyeleri tekrar tekrar yapsanız, hiç riske girmeden iyice beceri kazanıp ondan sonra iş kursanız… Şimdi size güzel bir haberim var: Aslında böyle bir oyun var! “
Bugün KOBİ patronlarına özel “bakış açısına ince ayar” tadındaki makalemiz, Özgür Kaşifler’in Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Subegüm Bulut’tun kaleminden.
İş sahipleri uyanın! Şirket baskını başladı!
Küçükken atari oynamayı çok severdim. Özellikle bir tanesinde iyice usta olmuştum: “River Raid” yani Nehir Baskını! Çeşitli engellerin, saldırıların arasından gemiyi batırmadan zamana karşı yarışarak nehiri geçmeye çalışıyorsunuz. Oyunu icat edenler kurallarını belirlemişler, ne yaparsanız ne sonuç vereceği önceden belli. Tabii acemi iken siz bunları bilmiyorsunuz, seviyeleri geçmeye uğraşırken irili ufaklı krizlerle karşılaşıyorsunuz. Yakıtınız bitiyor, yakıt istasyonlarının yerlerini öğrenmeniz lazım. Dar bir boğazdan geçerken kıyılara çarpmamanız lazım, ama zamana karşı yarış olduğu için hız yapıyorsunuz ve dikkatiniz dağılıyor. Yandıkça seviyeleri tekrar ediyorsunuz, tekrar ettikçe hırs yapıyorsunuz, her seviyedeki kuralları öğreniyorsunuz ve stratejiler geliştirmeye başlıyorsunuz. Örneğin iki benzin istasyonu arasındaki mesafenin uzak olduğunu öğreniyorsunuz, ilk istasyondan benzin aldıktan sonra ileri gitmek yerine biraz geri dönüp farklı bir rotadan devam ediyorsunuz.
Her seviyede yeni zorluklar, yeni kurallar karşınıza çıkıyor. Ustalaştıkça üst seviyeye geçiyorsunuz. Artık en üst seviyede gözle takip edilemez bir hızla saldırıyor düşmanlar. Veya aynı anda dört bir yandan çıkıveren birden fazla engelle başetmek zorunda kalıyorsunuz. En zor seviye oyunu yeterince oynadıktan sonra başarılabilir olmaya başlıyor. Artık keyif bu zorlukları farklı stratejilerle aşmak, daha kısa sürede aşmak gibi hedeflere dönüşüyor. Ne kadar zor olursa o kadar keyif verici olmaya başlıyor, adrenalin artıyor ve başarı duygusu o derece tatminkar oluyor. Üstelik bu seviyelere ulaşan bir oyuncu olduğunuzda ilk seviyeler sıkıcı geliyor insana. Çünkü oyun yavaş ve kolay geliyor, sizi kesmiyor! Ama ilk başlarken öyle mi? Oyunun içeriğine ve kurallarına ait bilgisi ve de refleksleri gelişmemişken insan ilk seviyede bile ne çok zorlanıyor.
Keşke iş sahipleri için de bir bilgisayar oyunu olsaydı, bir sürü “can”ınız olsa, defalarca yansanız, seviyeleri tekrar tekrar yapsanız, hiç riske girmeden iyice beceri kazanıp ondan sonra iş kursanız… Şimdi size güzel bir haberim var: Aslında böyle bir oyun var! Sizin hayatınız! Kendi işinizi kurduğunuzdan beri “Şirket Baskını” oyununu oynamıyor musunuz? Defalarca yanmadınız mı? Üstelik bu oyunda tek bir “can” verilmiş durumda ve onu hiç kaybetmiyorsunuz.
Bu oyunda nehir, içinde bulunduğunuz ülkenin ekonomisi ve sektörünüz oluyor, gemi de sizin şirketiniz. Bu oyunda da kuralları bilmezken, refleksleriniz de gelişmemişken insan çok zorlanıyor. Ama bir süre sonra kuralların hepsini öğrendiğimizi sanıyoruz ve “yandığımız” zaman oyundaki elementleri suçlamaya başlıyoruz. Yakıtınız yani paranız bitiyor, yakıt istasyonlarının yerlerini öğreneceğinize nehiri suçluyorsunuz. Dar bir boğaza geldiğinizde (satışlarınız düştüğünde), başka geçiş yolları (pazarlama kanalları) arayacağınıza boğazı suçluyorsunuz. En kötüsü de hava bozup nehir rafting parkuruna dönüştüğünde, geminizi “raft”a dönüştüreceğinize ya kenara çekip hareketsiz kalıyor ve fırtınanın dinmesini bekliyorsunuz, ya da alabora olmaktan başka çareniz olmadığına inandırmışsınız kendinizi. Of, nehir de ne kadar kayalık! Of, tecrübeli tayfa bulmak da ne zor! Of, hava da ne kadar sık bozuyor! Of, bu gemi de ne kadar çok yakıt yiyor! Of, of, of!
İlginç olan ne biliyor musunuz? Bir bilgisayar oyununda af yoktur. Yandınız mı yanarsınız, yeniden başlamak zorundasınızdır, kaldığınız yerden devam edemezsiniz. Raftingde ise hata, tek canınızı kaybetmek demek olabilir. İşte gerçek hayat böyle birşeydir. Titanik gibi, tek bir hata üstelik yalnızca sizin değil birçok insanın hayatına mal olabilir. Düşünsenize “şirket yönetmecilik” de bilgisayar oyunu gibi olsaydı? Sizi zarara sokan her hatada şirketinizi yeniden kurmak zorunda kalsaydınız? Örneğin her ekonomik kriz sonrasında? Her yanlış eleman seçimi sonucunda? Her nakit sıkışıklığında?
Neyse ki işletme yönetimi çoğu zaman telafi imkanı sunan bir “oyun”dur. Oh! Biraz rahatladınız mı? Hayır, rahatlamayın! Hatta çıkın rahatlık bölgenizden! Kendinizden başka herşeyi suçlamanın rahatlığından bahsediyorum. Rahattır çünkü sizin değişmeniz gerekmez. Elinizden ne gelir ki, suç hep dışarıda. Halbuki usta bir kaptan olmak rahatlık bölgesinden çıkıp ders çalışmayı gerektirir. İyi tayfa seçmenin incelikleri, nehirdeki kayalıkların yapısı, havanın bozacağını tahmin yöntemleri ve elbette manevra yeteneğini geliştirme…
“Şirket yönetmecilik” oyunu sürekli telafi imkanları sunar gerçekten de. Oyunun kurallarını yani finansal yönetimi, pazarlama stratejisi kurmayı, iyi elemanlar bulmayı ve daha birçoklarını herkes ama herkes öğrenebilir. Üstelik bunun için zamana karşı da yarışmıyorsunuz. Evet, hatalarınız size para kaybettirir (insanı en çok da bu strese sokar aslında değil mi?). Ama artık onu da eğitim bedeli olarak görmeniz gerek. Ama bu kuralları öğrenmedikçe bu eğitim bedellerini ödemeye devam edeceksiniz. Tabii bunlar yalnızca temel kurallar, temel bilgiler. Temelleri öğrenmek bu oyunda yalnızca ilk seviyeyi geçmenizi sağlar, daha üst seviyelere geçmek için strateji kurma becerisi gerekli.
İşletme yönetiminde strateji kurmak “inovasyon becerisidir”.
Koçlarımız bir sonraki Kurumsal Haberler bültenimizde “İnovasyon yapmak isteyen KOBİ’lere öneriler” konusunda sizinle paylaşımda bulunacak. İşinizin üzerinde düşünmeye ve çalışmaya devam edin.
Subegüm Bulut Kimdir?
1990 yılında İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur. Marmara Üniversitesi Vakfında, Çağdaş Yöneticilik Teknikleri Programı’nı tamamlayan Subegüm Bulut, yaklaşık 7 yıl çeşitli iş kollarında yönetici olarak çalışmıştır.
1997 yılında çalıştığı eğitim ve yönetim danışmanlığı firmasından ayrılarak eşi Cihan Bulut’la “Özgür Kâşifler Eğitim, İş Geliştirme Danışmanlığı”nı kurmuştur. California, ABD’de E-Myth Worldwide firmasının 3 yıllık iş geliştirme koçluğu eğitimini alarak 1977’den bu yana dünyada 30 binin üzerinde firmaya uygulanan E-Myth Ustalık Kazanma Programı’nın Türkiye’deki lisanslı koçu olmuştur. Bu programının amacı, iş sahiplerine işletmelerini nasıl kurumsallaştıracaklarını öğreterek, işlerinden olabildiğince özgür olmalarını ve hayattan daha çok zevk almalarını sağlamaktır. Son 11 yılda çok farklı iş kollarında bire bir firma sahipleriyle bu programı uygulamakta olan Subegüm Bulut, “şirket sahiplerine koçluk” uygulamasını Türkiye’ye ilk getiren kişidir.
Subegüm Bulut, 1969 doğumlu, evli ve iki çocuk annesidir.
###
Tweet
İş sahipleri uyanın, şirket baskını başladı
Bugün KOBİ patronlarına özel “bakış açısına ince ayar” tadındaki makalemiz, Özgür Kaşifler’in Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Subegüm Bulut’un kaleminden.

Subegüm Bulut
Bugün KOBİ patronlarına özel “bakış açısına ince ayar” tadındaki makalemiz, Özgür Kaşifler’in Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Subegüm Bulut’tun kaleminden.
İş sahipleri uyanın! Şirket baskını başladı!
Küçükken atari oynamayı çok severdim. Özellikle bir tanesinde iyice usta olmuştum: “River Raid” yani Nehir Baskını! Çeşitli engellerin, saldırıların arasından gemiyi batırmadan zamana karşı yarışarak nehiri geçmeye çalışıyorsunuz. Oyunu icat edenler kurallarını belirlemişler, ne yaparsanız ne sonuç vereceği önceden belli. Tabii acemi iken siz bunları bilmiyorsunuz, seviyeleri geçmeye uğraşırken irili ufaklı krizlerle karşılaşıyorsunuz. Yakıtınız bitiyor, yakıt istasyonlarının yerlerini öğrenmeniz lazım. Dar bir boğazdan geçerken kıyılara çarpmamanız lazım, ama zamana karşı yarış olduğu için hız yapıyorsunuz ve dikkatiniz dağılıyor. Yandıkça seviyeleri tekrar ediyorsunuz, tekrar ettikçe hırs yapıyorsunuz, her seviyedeki kuralları öğreniyorsunuz ve stratejiler geliştirmeye başlıyorsunuz. Örneğin iki benzin istasyonu arasındaki mesafenin uzak olduğunu öğreniyorsunuz, ilk istasyondan benzin aldıktan sonra ileri gitmek yerine biraz geri dönüp farklı bir rotadan devam ediyorsunuz.
Her seviyede yeni zorluklar, yeni kurallar karşınıza çıkıyor. Ustalaştıkça üst seviyeye geçiyorsunuz. Artık en üst seviyede gözle takip edilemez bir hızla saldırıyor düşmanlar. Veya aynı anda dört bir yandan çıkıveren birden fazla engelle başetmek zorunda kalıyorsunuz. En zor seviye oyunu yeterince oynadıktan sonra başarılabilir olmaya başlıyor. Artık keyif bu zorlukları farklı stratejilerle aşmak, daha kısa sürede aşmak gibi hedeflere dönüşüyor. Ne kadar zor olursa o kadar keyif verici olmaya başlıyor, adrenalin artıyor ve başarı duygusu o derece tatminkar oluyor. Üstelik bu seviyelere ulaşan bir oyuncu olduğunuzda ilk seviyeler sıkıcı geliyor insana. Çünkü oyun yavaş ve kolay geliyor, sizi kesmiyor! Ama ilk başlarken öyle mi? Oyunun içeriğine ve kurallarına ait bilgisi ve de refleksleri gelişmemişken insan ilk seviyede bile ne çok zorlanıyor.
Keşke iş sahipleri için de bir bilgisayar oyunu olsaydı, bir sürü “can”ınız olsa, defalarca yansanız, seviyeleri tekrar tekrar yapsanız, hiç riske girmeden iyice beceri kazanıp ondan sonra iş kursanız… Şimdi size güzel bir haberim var: Aslında böyle bir oyun var! Sizin hayatınız! Kendi işinizi kurduğunuzdan beri “Şirket Baskını” oyununu oynamıyor musunuz? Defalarca yanmadınız mı? Üstelik bu oyunda tek bir “can” verilmiş durumda ve onu hiç kaybetmiyorsunuz.
Bu oyunda nehir, içinde bulunduğunuz ülkenin ekonomisi ve sektörünüz oluyor, gemi de sizin şirketiniz. Bu oyunda da kuralları bilmezken, refleksleriniz de gelişmemişken insan çok zorlanıyor. Ama bir süre sonra kuralların hepsini öğrendiğimizi sanıyoruz ve “yandığımız” zaman oyundaki elementleri suçlamaya başlıyoruz. Yakıtınız yani paranız bitiyor, yakıt istasyonlarının yerlerini öğreneceğinize nehiri suçluyorsunuz. Dar bir boğaza geldiğinizde (satışlarınız düştüğünde), başka geçiş yolları (pazarlama kanalları) arayacağınıza boğazı suçluyorsunuz. En kötüsü de hava bozup nehir rafting parkuruna dönüştüğünde, geminizi “raft”a dönüştüreceğinize ya kenara çekip hareketsiz kalıyor ve fırtınanın dinmesini bekliyorsunuz, ya da alabora olmaktan başka çareniz olmadığına inandırmışsınız kendinizi. Of, nehir de ne kadar kayalık! Of, tecrübeli tayfa bulmak da ne zor! Of, hava da ne kadar sık bozuyor! Of, bu gemi de ne kadar çok yakıt yiyor! Of, of, of!
İlginç olan ne biliyor musunuz? Bir bilgisayar oyununda af yoktur. Yandınız mı yanarsınız, yeniden başlamak zorundasınızdır, kaldığınız yerden devam edemezsiniz. Raftingde ise hata, tek canınızı kaybetmek demek olabilir. İşte gerçek hayat böyle birşeydir. Titanik gibi, tek bir hata üstelik yalnızca sizin değil birçok insanın hayatına mal olabilir. Düşünsenize “şirket yönetmecilik” de bilgisayar oyunu gibi olsaydı? Sizi zarara sokan her hatada şirketinizi yeniden kurmak zorunda kalsaydınız? Örneğin her ekonomik kriz sonrasında? Her yanlış eleman seçimi sonucunda? Her nakit sıkışıklığında?
Neyse ki işletme yönetimi çoğu zaman telafi imkanı sunan bir “oyun”dur. Oh! Biraz rahatladınız mı? Hayır, rahatlamayın! Hatta çıkın rahatlık bölgenizden! Kendinizden başka herşeyi suçlamanın rahatlığından bahsediyorum. Rahattır çünkü sizin değişmeniz gerekmez. Elinizden ne gelir ki, suç hep dışarıda. Halbuki usta bir kaptan olmak rahatlık bölgesinden çıkıp ders çalışmayı gerektirir. İyi tayfa seçmenin incelikleri, nehirdeki kayalıkların yapısı, havanın bozacağını tahmin yöntemleri ve elbette manevra yeteneğini geliştirme…
“Şirket yönetmecilik” oyunu sürekli telafi imkanları sunar gerçekten de. Oyunun kurallarını yani finansal yönetimi, pazarlama stratejisi kurmayı, iyi elemanlar bulmayı ve daha birçoklarını herkes ama herkes öğrenebilir. Üstelik bunun için zamana karşı da yarışmıyorsunuz. Evet, hatalarınız size para kaybettirir (insanı en çok da bu strese sokar aslında değil mi?). Ama artık onu da eğitim bedeli olarak görmeniz gerek. Ama bu kuralları öğrenmedikçe bu eğitim bedellerini ödemeye devam edeceksiniz. Tabii bunlar yalnızca temel kurallar, temel bilgiler. Temelleri öğrenmek bu oyunda yalnızca ilk seviyeyi geçmenizi sağlar, daha üst seviyelere geçmek için strateji kurma becerisi gerekli.
İşletme yönetiminde strateji kurmak “inovasyon becerisidir”.
Koçlarımız bir sonraki Kurumsal Haberler bültenimizde “İnovasyon yapmak isteyen KOBİ’lere öneriler” konusunda sizinle paylaşımda bulunacak. İşinizin üzerinde düşünmeye ve çalışmaya devam edin.
Subegüm Bulut Kimdir?
1990 yılında İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur. Marmara Üniversitesi Vakfında, Çağdaş Yöneticilik Teknikleri Programı’nı tamamlayan Subegüm Bulut, yaklaşık 7 yıl çeşitli iş kollarında yönetici olarak çalışmıştır.
1997 yılında çalıştığı eğitim ve yönetim danışmanlığı firmasından ayrılarak eşi Cihan Bulut’la “Özgür Kâşifler Eğitim, İş Geliştirme Danışmanlığı”nı kurmuştur. California, ABD’de E-Myth Worldwide firmasının 3 yıllık iş geliştirme koçluğu eğitimini alarak 1977’den bu yana dünyada 30 binin üzerinde firmaya uygulanan E-Myth Ustalık Kazanma Programı’nın Türkiye’deki lisanslı koçu olmuştur. Bu programının amacı, iş sahiplerine işletmelerini nasıl kurumsallaştıracaklarını öğreterek, işlerinden olabildiğince özgür olmalarını ve hayattan daha çok zevk almalarını sağlamaktır. Son 11 yılda çok farklı iş kollarında bire bir firma sahipleriyle bu programı uygulamakta olan Subegüm Bulut, “şirket sahiplerine koçluk” uygulamasını Türkiye’ye ilk getiren kişidir.
Subegüm Bulut, 1969 doğumlu, evli ve iki çocuk annesidir.
###
Tweet
Diğer basın bültenleri
Kobi’ler için doğru insanları işe almada 5 adım
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5
EKLİ DOSYALAR
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.


