Özgür Kaşifler Kobi Koçluğu Basın Bülteni

KURUMSALHABERLER , 04.08.2010 -- “Sunduğunuz koçluk hizmetlerine ülkemizde yeni filizlenen Kobi yöneticilerinin çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Rakipleri arasında ciddi bir firma ve uluslararası arenada bir aktör olmak isteyen her Kobi hizmetlerinizden yararlanmalı.” Bu sözler SMS-Tork Genel Müdürü Enver Kaya’ya ait. SMS-Tork endüstriyel kontrol vanaları ve ölçü kontrol elemanları üreten 22 yıllık bir aile şirketi. 45 ülkeye ihracat yapan SMS-TORK, 1650 çeşit ürününü %100 yerli üretim ile müşterilerine sunuyor.
Yaklaşık bir yıl önce Özgür Kaşifler’le çalışmaya başlayan Kaya, bu süreçte yaşadığı deneyimleri Kobi sahipleriyle paylaştı.
“Değişimde öncü olmak isteyen her Kobi sahibi bir iş geliştirme koçuyla çalışmalı.”
Benim firmam İMES Sanayi Sitesinde bulunan bir Kobi. Etrafıma baktığımda görüyorum ki Kobi’lerin birçoğunun işlerinde çalışmaktan başını kaldırıp çevrelerine bakmaya zamanları yok. Yıllar geçiyor, bu hep böyle devam ediyor. Dünya değişiyor. Hem de hızla değişiyor. Bir gün işlerden başını kaldırıyorsun, bakıyorsun ki fotoğraf çekmek için dijital makineler çıkmış. Oysa stoğunda bir sürü fotoğraf filmi var. Değişime hazırlıksız yakalanmak işte böyle bir şey.
Tüm Kobi sahiplerinin değişimde kendilerini dinamik tutacak bir rehbere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Rekabetin yalnızca fiyat indirmek olmadığını ya da “masraflarımın üzerine belirli kar koyarım bu benim satış fiyatımdır” gibi uygulamaların çağdışı kaldığını görmeleri gerekiyor. Şirket yönetimi nedir? Hedef nedir? İşin üzerinde çalışmak nedir? Amaç nedir? Bir firma sahibinin neden işin içinde değil de üzerinde çalışması gerekir? Ülkemiz firmalarının gelişmesi ve global dünya ile rekabet edebilmesi için tüm Kobi sahiplerine bir Özgür Kaşifler İş Geliştirme Koçu ile çalışmalarını gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
Yaklaşık bir yıl önce Özgür Kaşifler’in İMES’te yaptığı bir sunum sayesinde E-Myth ile tanıştım. Birlikte çalışmaya hemen karar verdim, koçum atandı ve iş geliştirme toplantılarımızı yapmaya başladık. Koçunuzla çalışırken gündeminiz önceden belirli, gündeme göre adım adım gidiyorsunuz. Bu, düzensizliği ortadan kaldırıyor. Zamandan tasarruf etmiş ve iyi kullanmış oluyorsunuz. Toplantıların tele-toplantı olması da zamanınızı çok efektif kullanmanızı sağlıyor. Güzel bir yöntem. Belirlenen saat içinde büronuzda çalışmanızı yapıyorsunuz. Yoksa İstanbul gibi bir ortamda bir saatlik toplantı için bir günü harcarsınız.
Programa başladığım sıralarda firmamda işler normal seyrinde süregidiyordu. Ancak rekabet, satış, kalite, marka, pazarlama, müşteri yaratma, finans, ARGE, uzun vadeli hedefler, rakiplerden farklı olmak gibi konular ilgili birim sorumlularınca masaya ciddi olarak yatırılmıyordu. Global pazardaki değişikliklerin firmamızı nasıl etkileyeceği pek tartışılmıyordu.
“İşinizi geliştirirken çalışanlar direnç gösterebiliyor.”
Uygulamada siz ne kadar istekli olsanız da çalışanlarınız direnci ile karşılaşabiliyorsunuz. Değişiklikleri uygulamaya uzak durabiliyorlar. Zamana yaydıklarını, çok işleri olduğunu ve vakit ayıramadıklarını söylediklerini gözlemliyorsunuz. Bunları zamanla aşıyorsunuz. Bu zaman diliminde öğrenme, tecrübeleri yazılı hale getirme ve bunları yaşatmaya çaba sarf etme aşamalarından geçiyorsunuz. Biz bu sorunları sabrederek, empati yaparak, kararlılığımızı kadromuza hissettirerek ve onları şirketin bir değeri olduğuna inandırarak aştık.
“Nasıl bir lider olduğunuzu fark ediyorsunuz.”
Özgür Kaşifler’in E-Myth Programı, iş geliştirme koçumun yardımları sayesinde öncelikle kendimi test etmeme, kendimdeki değişimi gözlemlememe olanak tanıdı. Kendimi daha yakından tanıdım. Bir şirket yönetiminde firma sahibi ve yöneticisi olarak eksik yönlerimi nasıl güçlendirmem gerektiğini gördüm.
Programda ilerledikçe kendinize daha çok güvenmeye başlıyor, şirketinize daha çok hâkim olduğunuzu hissediyorsunuz. Amacınızı ve şirketinizin hedeflerini yazılı olarak netleştiriyorsunuz. Liderliğiniz sayesinde çalışanlarınızın şirketinize daha bağlı olduğunu hissediyorsunuz. Kararsızlıklar içinde kaybolmuyorsunuz. Belirlediğiniz hedeflere ne kadar yaklaşmışsınız aylık kontrollerle görme ve karar verme şansına sahip oluyorsunuz.
“Ölçerek yönetmek için işimin üzerinde çalışmam gerekiyormuş.”
İşletmemdeki birimlerin görev tanımlarını belirledik. Bu tanımların nasıl uygulanacağına dair kuralları koyduk. Birimlerin aylık çalışmalarının kontrol kriterlerini tespit ettik. Bu kriterlere göre ay sonu tüm faaliyetlerin raporlanmasını sağladık. Raporları aylık toplantılarda değerlendirilip yapılması gerekli iyileştirmeler varsa yaptık ve tekrar dökümante ettik. Bu arada birim yöneticileriyle haftada bir kez kısa değerlendirme toplantıları yapmaya başladım. Dört ayda bir tüm çalışanların bir arada olduğu bilgilendirme toplantıları başlattım. Firmamın güçlü ve zayıf yönlerini, piyasada algılanma biçimlerini belirli kriterlerle belirleyip yaklaşık yerimizi görme olanağımız oldu. İşimin üzerinde çalışmamın önemini gördüm ve farkındalık yaratmanın en temel görevim olduğu bilincine sahip oldum.
“Müşteri memnuniyetinde olumlu sonuçlar elde ettik.”
Üretimde iş tanımlarını ve süreçlerini yazılı dokümanlar haline getirdik. Bu sayede her iş adımı nasıl gerçekleşiyor, iş kaç adımda sonuçlanıyor, bu adımlarda iyileştirme nasıl yapılır gibi konuları konuşmaya başladık.
Müşterilerimize verdiğimiz ürün teslimi terminlerini tutabilmek için, sevkiyat araçları ile sözleşmeler yaptık. Ayrıca tedarikçilerle olan süreçleri de iş tanımları ve sözleşmeler haline getirdik. Tedarikçi değerlendirme sistemi kurduk.
Firmamızın dışarıdan algılanmasından başlayarak, ürünümüz piyasada hangi sektörlere hitap ediyor ve bu sektörlerdeki müşterilerimiz hangi profillere sahip onları ölçmeye başladık. Müşterilerimize nasıl daha seri ulaşırız ve onları nasıl memnun edebiliriz bunları araştırmaya başladık. Müşterilerimize ulaşacağımız kanallarımızı belirledik ve bu kanalların yıllık bütçelerini yaptık. Verimliliklerini ölçmeye başladık.
“Başta direnç gösteren çalışanlarımız yaptıkları işten daha çok tatmin olmaya başladı.”
Bu çalışmaların birimlerde tatminkârlığı artırdığını gözlemledim. Artık çalışanlarımızın kendi hedefleri belli. Yapacakları belli. Verim kriterleri belli. Raporlar çıkınca onların da yaptıkları işten memnun olduklarını ve başarının mutluluğunu hissettiklerini görüyorum.
Bu konuyla ilgili sorularınız ve görüşleriniz için kh@ozgurkasifler.com adresimize e-postalarınızı bekliyoruz.
Bilgi, danışma ve randevu için 0216 641 95 05 arayınız ya da ozgurkasifler.com adresli web sitemizi ziyaret ediniz.
###
Tweet
Kobi başarı öyküsü: Enver Kaya, SMS Tork, İstanbul
Yaklaşık bir yıl önce Özgür Kaşifler’le çalışmaya başlayan Kaya, bu süreçte yaşadığı deneyimleri Kobi sahipleriyle paylaştı.

SMS Tork
Yaklaşık bir yıl önce Özgür Kaşifler’le çalışmaya başlayan Kaya, bu süreçte yaşadığı deneyimleri Kobi sahipleriyle paylaştı.
“Değişimde öncü olmak isteyen her Kobi sahibi bir iş geliştirme koçuyla çalışmalı.”
Benim firmam İMES Sanayi Sitesinde bulunan bir Kobi. Etrafıma baktığımda görüyorum ki Kobi’lerin birçoğunun işlerinde çalışmaktan başını kaldırıp çevrelerine bakmaya zamanları yok. Yıllar geçiyor, bu hep böyle devam ediyor. Dünya değişiyor. Hem de hızla değişiyor. Bir gün işlerden başını kaldırıyorsun, bakıyorsun ki fotoğraf çekmek için dijital makineler çıkmış. Oysa stoğunda bir sürü fotoğraf filmi var. Değişime hazırlıksız yakalanmak işte böyle bir şey.
Tüm Kobi sahiplerinin değişimde kendilerini dinamik tutacak bir rehbere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Rekabetin yalnızca fiyat indirmek olmadığını ya da “masraflarımın üzerine belirli kar koyarım bu benim satış fiyatımdır” gibi uygulamaların çağdışı kaldığını görmeleri gerekiyor. Şirket yönetimi nedir? Hedef nedir? İşin üzerinde çalışmak nedir? Amaç nedir? Bir firma sahibinin neden işin içinde değil de üzerinde çalışması gerekir? Ülkemiz firmalarının gelişmesi ve global dünya ile rekabet edebilmesi için tüm Kobi sahiplerine bir Özgür Kaşifler İş Geliştirme Koçu ile çalışmalarını gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
Yaklaşık bir yıl önce Özgür Kaşifler’in İMES’te yaptığı bir sunum sayesinde E-Myth ile tanıştım. Birlikte çalışmaya hemen karar verdim, koçum atandı ve iş geliştirme toplantılarımızı yapmaya başladık. Koçunuzla çalışırken gündeminiz önceden belirli, gündeme göre adım adım gidiyorsunuz. Bu, düzensizliği ortadan kaldırıyor. Zamandan tasarruf etmiş ve iyi kullanmış oluyorsunuz. Toplantıların tele-toplantı olması da zamanınızı çok efektif kullanmanızı sağlıyor. Güzel bir yöntem. Belirlenen saat içinde büronuzda çalışmanızı yapıyorsunuz. Yoksa İstanbul gibi bir ortamda bir saatlik toplantı için bir günü harcarsınız.
Programa başladığım sıralarda firmamda işler normal seyrinde süregidiyordu. Ancak rekabet, satış, kalite, marka, pazarlama, müşteri yaratma, finans, ARGE, uzun vadeli hedefler, rakiplerden farklı olmak gibi konular ilgili birim sorumlularınca masaya ciddi olarak yatırılmıyordu. Global pazardaki değişikliklerin firmamızı nasıl etkileyeceği pek tartışılmıyordu.
“İşinizi geliştirirken çalışanlar direnç gösterebiliyor.”
Uygulamada siz ne kadar istekli olsanız da çalışanlarınız direnci ile karşılaşabiliyorsunuz. Değişiklikleri uygulamaya uzak durabiliyorlar. Zamana yaydıklarını, çok işleri olduğunu ve vakit ayıramadıklarını söylediklerini gözlemliyorsunuz. Bunları zamanla aşıyorsunuz. Bu zaman diliminde öğrenme, tecrübeleri yazılı hale getirme ve bunları yaşatmaya çaba sarf etme aşamalarından geçiyorsunuz. Biz bu sorunları sabrederek, empati yaparak, kararlılığımızı kadromuza hissettirerek ve onları şirketin bir değeri olduğuna inandırarak aştık.
“Nasıl bir lider olduğunuzu fark ediyorsunuz.”
Özgür Kaşifler’in E-Myth Programı, iş geliştirme koçumun yardımları sayesinde öncelikle kendimi test etmeme, kendimdeki değişimi gözlemlememe olanak tanıdı. Kendimi daha yakından tanıdım. Bir şirket yönetiminde firma sahibi ve yöneticisi olarak eksik yönlerimi nasıl güçlendirmem gerektiğini gördüm.
Programda ilerledikçe kendinize daha çok güvenmeye başlıyor, şirketinize daha çok hâkim olduğunuzu hissediyorsunuz. Amacınızı ve şirketinizin hedeflerini yazılı olarak netleştiriyorsunuz. Liderliğiniz sayesinde çalışanlarınızın şirketinize daha bağlı olduğunu hissediyorsunuz. Kararsızlıklar içinde kaybolmuyorsunuz. Belirlediğiniz hedeflere ne kadar yaklaşmışsınız aylık kontrollerle görme ve karar verme şansına sahip oluyorsunuz.
“Ölçerek yönetmek için işimin üzerinde çalışmam gerekiyormuş.”
İşletmemdeki birimlerin görev tanımlarını belirledik. Bu tanımların nasıl uygulanacağına dair kuralları koyduk. Birimlerin aylık çalışmalarının kontrol kriterlerini tespit ettik. Bu kriterlere göre ay sonu tüm faaliyetlerin raporlanmasını sağladık. Raporları aylık toplantılarda değerlendirilip yapılması gerekli iyileştirmeler varsa yaptık ve tekrar dökümante ettik. Bu arada birim yöneticileriyle haftada bir kez kısa değerlendirme toplantıları yapmaya başladım. Dört ayda bir tüm çalışanların bir arada olduğu bilgilendirme toplantıları başlattım. Firmamın güçlü ve zayıf yönlerini, piyasada algılanma biçimlerini belirli kriterlerle belirleyip yaklaşık yerimizi görme olanağımız oldu. İşimin üzerinde çalışmamın önemini gördüm ve farkındalık yaratmanın en temel görevim olduğu bilincine sahip oldum.
“Müşteri memnuniyetinde olumlu sonuçlar elde ettik.”
Üretimde iş tanımlarını ve süreçlerini yazılı dokümanlar haline getirdik. Bu sayede her iş adımı nasıl gerçekleşiyor, iş kaç adımda sonuçlanıyor, bu adımlarda iyileştirme nasıl yapılır gibi konuları konuşmaya başladık.
Müşterilerimize verdiğimiz ürün teslimi terminlerini tutabilmek için, sevkiyat araçları ile sözleşmeler yaptık. Ayrıca tedarikçilerle olan süreçleri de iş tanımları ve sözleşmeler haline getirdik. Tedarikçi değerlendirme sistemi kurduk.
Firmamızın dışarıdan algılanmasından başlayarak, ürünümüz piyasada hangi sektörlere hitap ediyor ve bu sektörlerdeki müşterilerimiz hangi profillere sahip onları ölçmeye başladık. Müşterilerimize nasıl daha seri ulaşırız ve onları nasıl memnun edebiliriz bunları araştırmaya başladık. Müşterilerimize ulaşacağımız kanallarımızı belirledik ve bu kanalların yıllık bütçelerini yaptık. Verimliliklerini ölçmeye başladık.
“Başta direnç gösteren çalışanlarımız yaptıkları işten daha çok tatmin olmaya başladı.”
Bu çalışmaların birimlerde tatminkârlığı artırdığını gözlemledim. Artık çalışanlarımızın kendi hedefleri belli. Yapacakları belli. Verim kriterleri belli. Raporlar çıkınca onların da yaptıkları işten memnun olduklarını ve başarının mutluluğunu hissettiklerini görüyorum.
Bu konuyla ilgili sorularınız ve görüşleriniz için kh@ozgurkasifler.com adresimize e-postalarınızı bekliyoruz.
Bilgi, danışma ve randevu için 0216 641 95 05 arayınız ya da ozgurkasifler.com adresli web sitemizi ziyaret ediniz.
###
Tweet
kobi kobi koçluğu özgür kaşifler kobi koçluğu SMS Tork Enver Kaya
Diğer basın bültenleri
Kobi’ler için doğru insanları işe almada 5 adım
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5
EKLİ DOSYALAR
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.


