Özgür Kaşifler Kobi Koçluğu Basın Bülteni

Kobi’ler günü kurtarmanın ötesine nasıl geçer?

İşletmenizi mükemmelen işleyecek şekilde biçimlendirmek için gerekli dört temel kuralı Özgür Kaşifler İş Geliştirme Koçları KOBİ sahipleri için derledi.


KURUMSALHABERLER , 17.06.2010 -- Hangi iş sahibi, ülkedeki en büyük 500 firmadan biri olmakla ilgilenmez? Ya da kim sadece günü kurtarmak ister? Büyük olmak en iyisi değildir, fakat büyük olabilmek diğerlerini geçmek demektir.

Başarılı bir işletme sahibi olmanın, o işletmenin hangi sektörde olduğu veya ne ürettiğiyle ilgisi yoktur. Tamamen işletmenizin işleyen bir model olmasıyla, yani işlemesi için sizin orada olmanıza bağlı olmamasıyla ilgisi vardır. Özgür Kâşifler olarak tekrarlayıp durduğumuz gerçek girişimci bakış açısı şudur: İşletmenizin kendisini bir ürün olarak görmelisiniz.

Sizin işletmenizin de sağlam, sağlıklı, üretken işletme olabilmesi için, temel bazı ticari beceriler ve araçlarla birlikte bir de proses gereklidir. Eğer prosesi takip ederseniz bu sonuç garanti edilir, takip etmezseniz sonuç alamazsınız.

İşletmenizi mükemmelen işleyecek şekilde biçimlendirmek için gerekli dört temel kuralı Özgür Kaşifler İş Geliştirme Koçları KOBİ sahipleri için derledi.

1. Kural: Sonu Baştan Planlamak
Üç günlüğüne uzaklaşın, birkaç tane boş kâğıt alın ve işletmenizin çıkış stratejisiyle ilgili kendinizle mutabakata varın. Evet, gerçek girişimcilerin bir çıkış stratejisi vardır. İşletmeden ayrılış stratejisi. Çünkü işletme bir girişimci için yatırımlarından biridir, hatta bir nesnedir, onun bir ürünüdür. Tıpkı bir müteahhidin inşaatları gibi. İşletmenizi ne zaman satmaya niyetlisiniz? Hiçbir zaman satmayı düşünmeseniz bile, gerektiğinde satılmaya hazır hale ne zaman getirmeye karar verdiniz? Ya onun için ne kadar para istemeyi düşünüyorsunuz?

Unutmayın, işletmenizi kaça satacağınızı bilmezseniz, hayatınızın geri kalanını planlayamazsınız. İşletmenizin bir ederi var. Bu nedir? Ne kadar etmesine ihtiyacınız var? Bunu nasıl hesaplarsınız?

2. Kural: İşletmenizi Konumlandırın
Yeni bir kağıt parçası alın ve işletmenizin müşterileri için yapacağı ve diğer tüm rakiplerinin yapamayacağı üç şeyi yazın. İşletmenizi “marka” yapacak ve diğerlerinden ayıracak yapılması imkânsız üç şey yazın.

Bir kere bu üç şeyi yazarsanız, bütün yapmanız gereken bu üç şeyi nasıl yapacağınızı ortaya çıkarmak olur. Ve bunu yaptığınızda işletmeniz tamamen farklı bir şey olur. Bir “sistem” olur. Aynı McDonald’s, Mavi ve Starbucks gibi. Sistem, şimdi olduğunuz yerle ileride olmak istediğiniz yer arasında var olan uçurumu kapatmada size yardım edecektir. Sistem size, işletmenizi sizinle aynı ürün ve hizmeti sunan diğer sayısız tüm işletmelerden farklılaştırmada yardımcı olacaktır.

3. Kural: En Büyük 500 Mantığı Geliştirin
Bildiğiniz gibi, İstanbul Sanayi Odası her sene Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunu açıklayan bir rapor yayınlar. “Bunun benimle ne alakası var?” diye sorabilirsiniz. Kocaeli’ndeki, Gaziantep’teki, Kayseri’deki herhangi bir küçük, mücadeleci firma gibi, en büyük 500 firma mantığının sizin işletmenizde yeri olmadığını hissediyor olabilirsiniz. Fakat şunu sormamıza izin verin: Hangi iş sahibi, ülkedeki en büyük 500 firmadan biri olmakla ilgilenmez? (Bölgenizdeki en büyük firmalardan biri olmak bir kenara…) Kim sadece günü kurtarmak ister?

En büyük 500 mantığı işletmenizi dikkatini toplamaya yönlendirecek bir vizyon yaratır. Büyük olmak en iyisi değildir, fakat büyük olabilmek diğerlerini geçmek demektir. Büyük olabilmek üç şeyi gerektirir. Dikkat, netlik ve vizyon. Bunlar başarı için temel zorunluluklardır. Mavi Jeans, belli ki bir sabah kalkıp kendini dünya markası olmuş bulmamıştır.

4. Kural: Niyetiniz Neyse Söyleyin ve Söylediğinizi Yapın
Diğer bir deyişle, sözünüzün arkasında durun. Lider olun. Sait Akarlılar (Mavi) ne yaptıysa onu yapın. MUDO’nun kurucusu ne yaptıysa, Zorlu’nun kurucusu ne yaptıysa. Bariz bir şekilde cesur olun. Bariz bir şekilde tezcanlı olun. Bariz bir şekilde adil olun. Derinlemesine sözünüze bağlı olun.

Buradaki ders, sadece söylediklerinizin ne olduğunda değil, söylediklerinizin sizi temsil ettiği gerçeğinde de gizlidir. Ve sonuç olarak, işletmenizi de. İşletmenizin, inandıklarınızın bir ifadesi haline gelmesi gereklidir. İşletmeniz en iyinin yaşayan bir örneği haline gelmeli. İşletmeniz, yaptığı her şeyden ve bu şeyleri ne kadar iyi yaptığından kendisi de haberdar olmalı. Düşündüğünüzü söylemeli ve söylediğinizi yapmalısınız ki işletmeniz yaşayan bir kanıt halini alsın. Ya da en azından, bu yazının özü şudur: İşinizin üzerinde (içinde değil) çalışmalısınız ki, işletmeniz her defasında söylediğinizin aynısını yapabilecek olsun.

Bu konuyla ilgili sorularınız ve görüşleriniz için kh@ozgurkasifler.com adresimize e-postalarınızı bekliyoruz.

Bilgi, danışma ve randevu için 0216 641 95 05 arayınız ya da www.ozgurkasifler.com adresli web sitemizi ziyaret ediniz.
###



özgür kaşifler kobi koçluğu


Diğer basın bültenleri

Kobi’ler için doğru insanları işe almada 5 adım
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5



Özgür Kaşifler Eğitim İş Geliştirme Danışmanlığı Ltd. Şti.

Tülay Yıldız

T: 0216 641 95 05

Web sitesi

  BASIN ODASI BASIN BÜLTENİ ARŞİVİ TANITIM BİLGİLERİ KURULUŞA AİT RSS BESLEMESİ

Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.