Özgür Kaşifler Kobi Koçluğu Basın Bülteni
Dördüncü aşınız: “Kendini Adama”. Etkili bir lider olmanın dördüncü anahtarı…
Kriz Aşısı 4: Adanmış bir emir: “Ya istiklal, ya ölüm!”
Bir lideri etkili lider yapan unsurlardan “kendini adama”, anlatması kolay gerçekleştirmesi en zor becerilerden biri. Neden mi? Önce kendini adamanın bir tanımını yapalım ki, zihninizde canlanan resimle benim anlatmaya çalıştığım birbirini tutsun. Kendini adama; engeller, itirazlar, belirsizlik ve risk olduğu durumlarda bile çizdiği yolu izlemeye devam edecek ve vizyonu gerçeğe dönüştürecek kararlılık ve enerjidir.
Şu Çılgın Türkler’de beni en çok etkileyen, Atatürk’ün itirazlarla, farklı görüşlerle, küçük düşünüşlerle ne kadar çok mücadele etmiş olduğu idi. Bana göre Kurtuluş Savaşı’nı kazanmanın en zor kısmı bu idi. Dış düşmana değil, iç düşmana karşı verilen mücadele. Mecliste sürekli muhalefet eden tutucular, orduda vazgeçen komutanlar… Denilebilir ki, bugünkü özgürlüğümüzü Ulu Önder’in adanmışlığına borçluyuz. Hemen şimdi internete girin, Atatürk’ün bir fotoğrafını bulun, gözlerine dikkatlice bakın, adanmışlığı hissedeceksiniz.
Çalışanlarınızın sizi takip etmesi, koyduğunuz vizyona doğru takım çalışması yapmasi için o vizyona öncelikle sizin adanmış olduğunuzu görmeleri daha doğrusu hissetmeleri gerekir. Evet, bu dışarıdan da hissedilir, manyetik alan gibi yanına geleni etkisi altına alır, müthiş bir çekim gücü yaratır. Ama eğer adanmadığınızı birazcık hissederlerse çalışanlarınızın firma vizyonuna olan inancı tamamen zayıflar, o zaman da takım çalışması aksamaya başlar. Çok kırılgandır.
Kendini adamak zordur çünkü akılla değil gönülle yapılan bir şeydir. Bir vizyona kendinizi adamayı iyileştiremezsiniz. Çünkü kendinizi ya adamışsınızdır ya da adamamışsınızdır. Bu yüzden adanmanızın sebebi üzerinde çalışabilirsiniz ancak. Bunun içinse ilk yapmanız gereken, bu yazı dizisinin ilk üç makalesini okumak olmalı. Çünkü vizyon, ayırdetme ve stratejik düşünme olmadan kendini adamak mümkün değildir. Bir düşünün, öyle değil mi? Kendini adama hissiniz, vizyon veya stratejinizin geçerliliğine dair bir barometredir. Eğer tam anlamıyla kendinizi adamamışsanız, vizyonunuzu ve/veya stratejinizi kontrol etmelisiniz. Belki de değiştirmeniz bile gerekebilir. Kendinizi adayabileceğiniz bir vizyon bulana dek uğraşmalısınız. Yoksa -mış gibi- yaparsınız, belki kendinizi kandırırsınız ama başkaları bunu er ya da geç hissedecektir.
Eğer firmanız için düşlediğiniz vizyona yani tanımlanmış hedefe uzun zamandır ulaşamadığınızı düşünüyorsanız, adanmışlığınızı kontrol edin. Ekonomik kriz vizyonunuza gitmede size neler hissettiriyor? Zayıf bir kendini adama hissi hissediyorsanız hemen önlem alın. Hiçbir şey yapmadan devam etmek felaketin reçetesidir. Belki de yanlış vizyonu kovalıyorsunuz (bir vizyonunuz var değil mi?). Adanmışsanız, krize rağmen ulaşacağım diyebilmeniz gerekir. Krizin üstüne çıkabilmeniz gerekir, çünkü bu vizyonun sizi çok heyecanlandırmış olması, onu ulaşmaya can atıyor olmanız, hiçbir şeyi gözünüzün görmüyor olması gerekir. İşte adanmak budur! Engel tanımamak! Bu yüzden de vizyonunuzun ulaşmak zorunda olduğunuz birşey olması gerekir. Ulaşmama alternatifini düşünemeyeceğiniz bir şey. Tıpkı yurdunuzu düşman işgalinden kurtarmak gibi, tıpkı çocuğunuzu önemli bir hastalıktan iyileştirmek gibi, tıpkı evde unuttuğunuz pasaportu almak için geri dönmek ve sonra uçağa yetişmek gibi…
Atatürk bizi siyasi karanlıktan kurtardı, Edison ise fiziki karanlıktan! Konu adanmak yani vazgeçmemek olunca Edison da hemen gelir aklıma. Derler ki, Edison ampul yakma deneylerini 999 defa yapmış, her seferinde insanlar ona demiş ki, “olmuyor, bırak artık”. O da şöyle cevap vermiş, “ampulü yakamamanın bir yolunu daha öğrenmiş oldum, denemeye devam!”. 29 yaşındaki genç bir Edison’in adanmışlığı sayesinde şu bilgisayarda bu makaleyi yazabiliyorum. Bilir misiniz ki Edison mucit olmanın yanısıra iyi de bir ticaret adamıydı ve bugünkü General Electric firmasının kurucusuydu. 67 yaşında iken laboratuarları yanmış, alın size kriz, ama o ne demiş: “yeni bir başlangıç yapmak için yaşlı sayılmam!”.
Krizlerde basarı öyküsü yaratmış firmalara ait bir derleme, gelecek hafta internet sitemizde yer alacak (www.ozgurkasifler.com). Bir daha ki sefer sizin öykünüzü de yayınlasak harika olmaz mıydı?
Subegüm Bulut Kimdir?
1990 yılında İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur. Marmara Üniversitesi Vakfında, Çağdaş Yöneticilik Teknikleri Programı’nı tamamlayan Subegüm Bulut, yaklaşık 7 yıl çeşitli iş kollarında yönetici olarak çalışmıştır.
1997 yılında çalıştığı eğitim ve yönetim danışmanlığı firmasından ayrılarak eşi Cihan Bulut’la “Özgür Kâşifler Eğitim, İş Geliştirme Danışmanlığı”nı kurmuştur. California, ABD’de E-Myth Worldwide firmasının 3 yıllık iş geliştirme koçluğu eğitimini alarak 1977’den bu yana dünyada 30 binin üzerinde firmaya uygulanan E-Myth Ustalık Kazanma Programı’nın Türkiye’deki lisanslı koçu olmuştur. Bu programının amacı, iş sahiplerine işletmelerini nasıl kurumsallaştıracaklarını öğreterek, işlerinden olabildiğince özgür olmalarını ve hayattan daha çok zevk almalarını sağlamaktır. Son 11 yılda çok farklı iş kollarında bire bir firma sahipleriyle bu programı uygulamakta olan Subegüm Bulut, “şirket sahiplerine koçluk” uygulamasını Türkiye’ye ilk getiren kişidir.
Subegüm Bulut, 1969 doğumlu, evli ve iki çocuk annesidir.
###
Tweet
Kriz Aşısı 4: Adanmış bir emir: ”Ya istiklal, ya ölüm!”
KURUMSALHABERLER , 31.10.2008 -- Vizyon’u “istiklal” olan bir lider (vizyon), mevcut seçenekleri objektif olarak değerlendirip bir karar alıyor (ayırdetme), büyük resme gidişi planlıyor (stratejik düşünme). Ve kendini bu vizyona sonuna kadar adıyor. Ya istiklal, ya ölüm!Dördüncü aşınız: “Kendini Adama”. Etkili bir lider olmanın dördüncü anahtarı…
Kriz Aşısı 4: Adanmış bir emir: “Ya istiklal, ya ölüm!”
Bir lideri etkili lider yapan unsurlardan “kendini adama”, anlatması kolay gerçekleştirmesi en zor becerilerden biri. Neden mi? Önce kendini adamanın bir tanımını yapalım ki, zihninizde canlanan resimle benim anlatmaya çalıştığım birbirini tutsun. Kendini adama; engeller, itirazlar, belirsizlik ve risk olduğu durumlarda bile çizdiği yolu izlemeye devam edecek ve vizyonu gerçeğe dönüştürecek kararlılık ve enerjidir.
Şu Çılgın Türkler’de beni en çok etkileyen, Atatürk’ün itirazlarla, farklı görüşlerle, küçük düşünüşlerle ne kadar çok mücadele etmiş olduğu idi. Bana göre Kurtuluş Savaşı’nı kazanmanın en zor kısmı bu idi. Dış düşmana değil, iç düşmana karşı verilen mücadele. Mecliste sürekli muhalefet eden tutucular, orduda vazgeçen komutanlar… Denilebilir ki, bugünkü özgürlüğümüzü Ulu Önder’in adanmışlığına borçluyuz. Hemen şimdi internete girin, Atatürk’ün bir fotoğrafını bulun, gözlerine dikkatlice bakın, adanmışlığı hissedeceksiniz.
Çalışanlarınızın sizi takip etmesi, koyduğunuz vizyona doğru takım çalışması yapmasi için o vizyona öncelikle sizin adanmış olduğunuzu görmeleri daha doğrusu hissetmeleri gerekir. Evet, bu dışarıdan da hissedilir, manyetik alan gibi yanına geleni etkisi altına alır, müthiş bir çekim gücü yaratır. Ama eğer adanmadığınızı birazcık hissederlerse çalışanlarınızın firma vizyonuna olan inancı tamamen zayıflar, o zaman da takım çalışması aksamaya başlar. Çok kırılgandır.
Kendini adamak zordur çünkü akılla değil gönülle yapılan bir şeydir. Bir vizyona kendinizi adamayı iyileştiremezsiniz. Çünkü kendinizi ya adamışsınızdır ya da adamamışsınızdır. Bu yüzden adanmanızın sebebi üzerinde çalışabilirsiniz ancak. Bunun içinse ilk yapmanız gereken, bu yazı dizisinin ilk üç makalesini okumak olmalı. Çünkü vizyon, ayırdetme ve stratejik düşünme olmadan kendini adamak mümkün değildir. Bir düşünün, öyle değil mi? Kendini adama hissiniz, vizyon veya stratejinizin geçerliliğine dair bir barometredir. Eğer tam anlamıyla kendinizi adamamışsanız, vizyonunuzu ve/veya stratejinizi kontrol etmelisiniz. Belki de değiştirmeniz bile gerekebilir. Kendinizi adayabileceğiniz bir vizyon bulana dek uğraşmalısınız. Yoksa -mış gibi- yaparsınız, belki kendinizi kandırırsınız ama başkaları bunu er ya da geç hissedecektir.
Eğer firmanız için düşlediğiniz vizyona yani tanımlanmış hedefe uzun zamandır ulaşamadığınızı düşünüyorsanız, adanmışlığınızı kontrol edin. Ekonomik kriz vizyonunuza gitmede size neler hissettiriyor? Zayıf bir kendini adama hissi hissediyorsanız hemen önlem alın. Hiçbir şey yapmadan devam etmek felaketin reçetesidir. Belki de yanlış vizyonu kovalıyorsunuz (bir vizyonunuz var değil mi?). Adanmışsanız, krize rağmen ulaşacağım diyebilmeniz gerekir. Krizin üstüne çıkabilmeniz gerekir, çünkü bu vizyonun sizi çok heyecanlandırmış olması, onu ulaşmaya can atıyor olmanız, hiçbir şeyi gözünüzün görmüyor olması gerekir. İşte adanmak budur! Engel tanımamak! Bu yüzden de vizyonunuzun ulaşmak zorunda olduğunuz birşey olması gerekir. Ulaşmama alternatifini düşünemeyeceğiniz bir şey. Tıpkı yurdunuzu düşman işgalinden kurtarmak gibi, tıpkı çocuğunuzu önemli bir hastalıktan iyileştirmek gibi, tıpkı evde unuttuğunuz pasaportu almak için geri dönmek ve sonra uçağa yetişmek gibi…
Atatürk bizi siyasi karanlıktan kurtardı, Edison ise fiziki karanlıktan! Konu adanmak yani vazgeçmemek olunca Edison da hemen gelir aklıma. Derler ki, Edison ampul yakma deneylerini 999 defa yapmış, her seferinde insanlar ona demiş ki, “olmuyor, bırak artık”. O da şöyle cevap vermiş, “ampulü yakamamanın bir yolunu daha öğrenmiş oldum, denemeye devam!”. 29 yaşındaki genç bir Edison’in adanmışlığı sayesinde şu bilgisayarda bu makaleyi yazabiliyorum. Bilir misiniz ki Edison mucit olmanın yanısıra iyi de bir ticaret adamıydı ve bugünkü General Electric firmasının kurucusuydu. 67 yaşında iken laboratuarları yanmış, alın size kriz, ama o ne demiş: “yeni bir başlangıç yapmak için yaşlı sayılmam!”.
Krizlerde basarı öyküsü yaratmış firmalara ait bir derleme, gelecek hafta internet sitemizde yer alacak (www.ozgurkasifler.com). Bir daha ki sefer sizin öykünüzü de yayınlasak harika olmaz mıydı?
Subegüm Bulut Kimdir?
1990 yılında İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur. Marmara Üniversitesi Vakfında, Çağdaş Yöneticilik Teknikleri Programı’nı tamamlayan Subegüm Bulut, yaklaşık 7 yıl çeşitli iş kollarında yönetici olarak çalışmıştır.
1997 yılında çalıştığı eğitim ve yönetim danışmanlığı firmasından ayrılarak eşi Cihan Bulut’la “Özgür Kâşifler Eğitim, İş Geliştirme Danışmanlığı”nı kurmuştur. California, ABD’de E-Myth Worldwide firmasının 3 yıllık iş geliştirme koçluğu eğitimini alarak 1977’den bu yana dünyada 30 binin üzerinde firmaya uygulanan E-Myth Ustalık Kazanma Programı’nın Türkiye’deki lisanslı koçu olmuştur. Bu programının amacı, iş sahiplerine işletmelerini nasıl kurumsallaştıracaklarını öğreterek, işlerinden olabildiğince özgür olmalarını ve hayattan daha çok zevk almalarını sağlamaktır. Son 11 yılda çok farklı iş kollarında bire bir firma sahipleriyle bu programı uygulamakta olan Subegüm Bulut, “şirket sahiplerine koçluk” uygulamasını Türkiye’ye ilk getiren kişidir.
Subegüm Bulut, 1969 doğumlu, evli ve iki çocuk annesidir.
###
Tweet
kobi Subegüm Bulut özgür kaşifler kriz kirz yönetimi kriz aşısı
Diğer basın bültenleri
Kobi’ler için doğru insanları işe almada 5 adım
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5
İstanbul, moda, manzara, deniz, yelkenli: Kobi sahipleri sonbahar kahvaltısında buluştu
Kobi patronlarına testler -3: Etkin bir pazarlama sisteminiz var mı?
2010’nun son üç ayında Kobi’ler “faaliyet kârı formülü” ile kârlarını nasıl artırabilir?
Özgür Kaşifler’de koçluk seansı diyalogları -5
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.

