Provokatör Basın Bülteni

Anormal pazarlama vakaları II: Obama

KURUMSALHABERLER , 29.11.2010 -- Size bundan on yıl önce, Kenyalı, Müslüman ve zenci bir baba ile Hristiyan ve beyaz bir annenin oğlu, sarı tenli ve çekik gözlü bir Endonezyalı tarafından büyütülmüş, göbek adı Hussein olan genç bir adam Amerika Birleşik Devletleri’nin en popüler başkanı olacak deselerdi ne düşünürdünüz?

Muhtemelen gülüp geçerdiniz.

Ancak bugün durum ortada. Nobel Barış Ödülü sahibi Barack Hussein Obama, (ilk heyecanını biraz kaybetmiş olsa da) pek çok kişiye göre Amerika tarihinin en iyi görünen, en iyi konuşan, en iyi giyinen ve hepsinden önemlisi kendisine en güvenilen başkanı konumunda.

Obama’nın tarihe geçen başarısının arkasında, mükemmel yönetilmiş seçim kampanyasının yanında, “değişim” ve “barış” endeksli felsefesi yer alıyor. Ancak diğer yandan siyaset ve toplum uzmanlarının Barack Obama konusunda hemfikir oldukları özel bir durum var: Genç senatörün onu sadece 4 yılda başkanlığa götüren olağanüstü başarısının sırrı, Obama’nın “Melez” varoluşunda gizli.

Obama, pek çoklarının adaylığı önündeki en büyük engel olarak gördüğü kalıtımsal farklılığı ve kültürel renkliliğini, eşsiz bir denge ile avantaja dönüştürerek dünya tarihine geçmeyi başarmış çizgi dışı yani anormal bir şahsiyet niteliği taşıyor.

Katışık, hibrit ya da metis... Farklı isimleriyle “Melez” kelimesi, değişik ırkta anne ve babadan doğmuş olanı ifade ediyor.

Bilimsel araştırmalar şaşırtıcı bir şekilde, melez insanların daha güçlü bir vücut yapısına ve bağışıklık sistemine sahip olduklarını gösteriyor. Yani soyların karışması, düşünülenin aksine insanoğlunu daha kusursuz hale getiriyor.

İşte bu nedenle kadın ya da erkek, dünyanın en orjinal görünüşlü ve güzel insanlarının, en iyi seslerinin ya da en yetenekli sporcularının melez/normal olmayan insanlar arasından çıkması şaşırtıcı değil.

Sıra dışı bir durum olan melezlik, varoluş şekli ile statükoya başkaldırıyı ve mümkün olamazın mümkünatını temsil ediyor. Tam da bu noktada bu ilginç kavram, marka yaratma ve yönetme dünyasına yeni bir bakış açısı getiriyor: Yeni pazarlamada ve acımasız rekabet ortamında başarılı işlere imza atmak için, melez/anormal markalar ya da iş modelleri yaratın!

Statükonun yönetimi
Marka dünyasında neredeyse yüz yıldır pek çok şey aynı. Örneğin eğer kadınlara seslenen bir iş yaratıyorsanız, markanızı o hedef kitlenin özellikleri doğrultusunda şekillendirirsiniz. Lüks bir işte elit bir zümreyi hedefliyorsanız, isminizden logonuza, görsel kimliğinizden tanıtım mesajlarınıza kadar, marka iletişiminizin her aşamasında elit ve rafine unsurlar kullanır; aşırılıklardan kaçınırsınız.

Markanızın kişilik skalasına faaliyet alanınıza uygun nitelikler yükler, sektörün alışılmış normlarının dışına çıkmamaya özen gösterirsiniz. Bu noktada pazar liderinin izlediği rotayı kendinize örnek alır, çoğu zaman rakip endeksli hamleler yaparsınız.

Uygun zamanda uygun adımları atmak, bir markayı hala başarıya götürebilir. Ancak yeni pazarlamada bunun adı marka yönetimi değil, statükonun yönetimidir.

Ürünlerin birbirine benzediği, elle tutulur kalite değerlerinin yerini soyut niteliklere bıraktığı, mesajların birbirini kopyaladığı, tüketicilerin iletişim yoğunluğundan bunaldığı, acımasız, dengesiz ve değişken günümüz pazarlamasında gerçek başarı, markaların farklı özelliklerini birbirine karıştırabilmekte ya da bir başka deyişle melez markalar yaratabilmekte gizlidir.

Melez marka kavramı
Aslında melez bir marka, iş modeli ya da dönemsel bir proje yaratmak çok da zor değil. Ancak bu bakış açısını kazanmak için hayal gücünüzü serbest bırakmaya alışmanızda fayda var.

Şimdi bunun için birkaç soruya birlikte cevap arayalım. Gelmiş geçmiş en maskülen, sert ve sportif markalardan biri olan Harley Davidson ile, başarıya feminen yumuşaklığı ile ulaşmış Marks & Spencer’ın çocukları olsa ortaya nasıl bir marka çıkar?

Dünyanın en rafine ve dingin duruşlarından birine sahip lüks Louis Vuitton, sporun yaramaz çocuğu Adidas’tan çocuk sahibi olsa, çiftin bebeği büyüyünce nasıl biri olur?

Aslında melezlik kavramı, sadece markalar arası kişilik transferi ile sınırlı değil. Kalıplardan kurtulmuş anormal bir oluşum, yan yana durmaz denilen iş yapma şekillerini farklı dengede biraraya getirerek başarıya ulaşabilir.

Herkesin finansal gücü, uzmanlığı, teknik beceriyi, beraberinde güveni ve tasarrufu pazarladığı bankacılık dünyasında bir gün biri çıkar ve “Sadece bugünü yaşayın. Paranızı keyfinize göre, doya doya harcayın” derse ne olur?

Yoksa bu durum, işi temizlemek olan bir deterjan markasının, “Kirlenmek güzeldir” başlığı ile yazdığı başarı öyküsüne mi benzer?

Anormal düşünce yöntemi
Bugün masanın hangi tarafında olursa olsun, işi marka yaratma ve yönetme olan herkesin kabul etmek zorunda olduğu bir gerçek var: Bildiğimiz pazarlamanın sonu geldi. Dünya kalıp ve kurallardan arındırılmış, yeni bir pazarlama anlayışına doğru yürüyor.

Çok bilinmeyenli denkleme benzeyen ve çarkların ne zaman hangi yöne doğru döneceği belli olmayan bu yeni pazarlamada “Olmaz” sözcüğünün yeri yok.

Bugün kitlesel bir oluşum olan bir alışveriş merkezi markası, işletmesini pekala “kişiye özel alışveriş” olgusu üzerine kurabilir. Ya da ileri teknolojisiyle fark yaratan yeni bir elektronik marka, görsel kimliğini ve tanıtım karmasını ilkel bir tarz ile oluşturabilir.

Yeri geldiğinde lüks sokağı, sokak da lüksü satabilir. Dünyanın en ciddi markası, doyasıya eğlenceden söz edebilir. İyi aile çocuğu imajı taşıyan bir isim, argo sözlüğü yayınlayarak fark yaratabilir. Ya da konuşturarak para kazanan bir cep telefonu operatörü, sessiz sinema festivali düzenleyebilir.

Hibrit düşünce yöntemini böylesine dikkat çekici ve ilgi uyandırıcı kılan ortaya çıkan fikrin imkansızı işe yarar kılması, böylece çarpan bir etki yaratmasıdır.

Anormal iletişim dönemi
Barack Obama, başkan sıfatıyla yemin ederken yaptığı konuşmada “Umut için biraraya geldik. Tutulmayan sözleri bırakmayı, eskimiş dogmalardan kopmayı tercih ettik. Artık ruhumuzu yeniden kuvvetlendirme zamanı geldi” demişti.

İlk melez Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın bu sözleri yeni bir işaret ve farklı bir yol bekleyen markalar için iş ve iletişim hedeflerine giden rota niteliğinde.

2011’in pazarlama arenasında birbiri ile zıt gözüken fikirlerin bile iç içe geçebildiği, denenmemiş yöntemlerin cesaretle marka stratejilerine dönüştürüldüğü, fark ve farkındalık yaratan yenilikçi satış tekniklerinin kullanıldığı melez bir dönem başlıyor.

Çok renklilik, zıtlıkların ahengi, çizgi dışı duruş ve düzensizliğin düzeni bu dönemi en iyi tarif eden betimlemeler...

İletişim kuramlarının yeniden yazılacağı, eski pazarlama formüllerinin müzeye kaldırılacağı, tabuların yıkılacağı ve statükoların terk edileceği yeni bir tanıtım dünyası kapıda.

Gün, kendini melez kılabilenlerin günü. Anormal olmanın tadını çıkarın.


###



pazarlama provokatör pazarlama vakaları Barack Hussein Obama


Diğer basın bültenleri

Tehdit II: Krizin doğru bilinen yanlışları
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.