Provokatör Basın Bülteni
Mimarlıktan edebiyata, görsel sanatlardan toplum bilimine kadar pek çok dalı derinden etkilemiş bir felsefe olan ters kurmacılık, özünde hatalı bir yapıyı düzeltmenin, onu baştan inşa etmekten çok daha zor olduğunu vurguluyor.
Örneğin elinizde eksik inşa edilmiş, elverişsiz özelliklere sahip bir bina var ve sizden onu gösterişli bir iş kulesine dönüştürmeniz bekleniyor. Yapımdan sorumlu kişi olarak önünüzde iki farklı seçenek mevcut: Yeni yapıyı uygunsuz binayı kullanarak oluşturmak için kafa yormak ya da onu yerle bir ederek inşaata ideal bir plan ve program ile sıfırdan başlamak…
Elbette aklın yolu bir.
Yıkmacı bir kimliğe sahip olan dekonstrüktivizm çoğu zaman olumsuz bir kavram gibi algılanıyor. Aslında olgudaki bozma ya da yıkma eylemi negatif bir anlam taşımıyor. Aksine daha doğru bir yapı oluşturmak için sağlam bir temel kurmayı, eski yapının doğru parçalarını saklayıp ve yeni yapıda kullanırken, çarpıklıklarını yok etmeyi temsil ediyor.
Tıpkı kısa bir süre sonra yayınlanacak “REKLAM DOKTRİNLERİ” gibi…
“REKLAM DOKTRİNLERİ”nin dekonstrüktivizm ile bağlandığı bu noktada aklınıza sırasıyla iki kısa cümle geliyor olabilir:
1. Haydaaa! (Siz “Hoppalaa!” da diyebilirsiniz.)
2. Ne alaka?
Gerçekte alaka çok. Hatta çoktan da çok. Çünkü Amerika ya da Avrupa’ya göre kısa bir geçmişe sahip Türk reklam endüstrisi, her geçen gün bozulan, yapısal bir terim ile korozyona uğrayan bir binayı andırıyor. Açıkça, kompleks sorunlarla boğuşan reklamcılık sektörü ciddi bozulmalar yaşıyor.
Barındırdığı yapısal sorunlara rağmen endüstri, yirmi üç çeyrektir kesintisiz büyüyor. Öyle ki Türk reklamcılığının büyüme hızı modern rakiplerinin kat kat üzerinde.
Ancak bu nefes kesen büyüme, pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Sektör büyürken, sektörü kemiren ve yıllardır çözüme ulaştırılamayan sorunlar da büyüyor: Şeffaflık problemi, ana dildeki kirlenme, yetersiz mesleki eğitim, niteliksiz insan kaynakları, kopyacılık, fikrin korunması ve değerine müşteriye ulaştırılması gibi…
Önümüzdeki 10 hafta boyunca, sektörün üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanan (Bir tartışmaya göre doğru yazımı Damokles’tir.) 10 kemikleşmiş sorunu gündeme getirecek olan “REKLAM DOKTRİNLERİ”nin, mevcut reklamcılık düzenini yıkmak gibi bir iddiası yok elbette… Ancak bu durum, her biri güçlü bir akademik alt yapı ile oluşturulacak ve vurucu mesajlarla kaleme alınacak yazıların iddiasız olacağı anlamına gelmiyor.
Doktrinler, reklamcılığı sekteye uğratan sorunların altını çizerken, özeleştiride acımasız, eleştiride ise bağımsız ve korkusuz olmayı hedefliyor.
PROVOKATÖR, doğru reklamcılığa bağlı her tüzel kişilik gibi, sektör için daha sağlam temeller üzerine inşa edilmiş yeni bir oluşumun hayalini kuruyor.
Yanlışları yıkma özlemini logosuna gizleyen “REKLAM DOKTRİNLERİ” bu hayalin, gerçeğe doğru atılmış ilk adımı belki de…
###
Tweet
Provokatör’den Reklam Doktrinleri
KURUMSALHABERLER , 13.02.2008 -- Dekonstrüktivistlere göre herhangi bir alanda yeni bir düzen kurabilmek için mevcut düzeni yıkmak gerek. Bu süreç tersten oynanan bir yapboza benziyor.Mimarlıktan edebiyata, görsel sanatlardan toplum bilimine kadar pek çok dalı derinden etkilemiş bir felsefe olan ters kurmacılık, özünde hatalı bir yapıyı düzeltmenin, onu baştan inşa etmekten çok daha zor olduğunu vurguluyor.
Örneğin elinizde eksik inşa edilmiş, elverişsiz özelliklere sahip bir bina var ve sizden onu gösterişli bir iş kulesine dönüştürmeniz bekleniyor. Yapımdan sorumlu kişi olarak önünüzde iki farklı seçenek mevcut: Yeni yapıyı uygunsuz binayı kullanarak oluşturmak için kafa yormak ya da onu yerle bir ederek inşaata ideal bir plan ve program ile sıfırdan başlamak…
Elbette aklın yolu bir.
Yıkmacı bir kimliğe sahip olan dekonstrüktivizm çoğu zaman olumsuz bir kavram gibi algılanıyor. Aslında olgudaki bozma ya da yıkma eylemi negatif bir anlam taşımıyor. Aksine daha doğru bir yapı oluşturmak için sağlam bir temel kurmayı, eski yapının doğru parçalarını saklayıp ve yeni yapıda kullanırken, çarpıklıklarını yok etmeyi temsil ediyor.
Tıpkı kısa bir süre sonra yayınlanacak “REKLAM DOKTRİNLERİ” gibi…
“REKLAM DOKTRİNLERİ”nin dekonstrüktivizm ile bağlandığı bu noktada aklınıza sırasıyla iki kısa cümle geliyor olabilir:
1. Haydaaa! (Siz “Hoppalaa!” da diyebilirsiniz.)
2. Ne alaka?
Gerçekte alaka çok. Hatta çoktan da çok. Çünkü Amerika ya da Avrupa’ya göre kısa bir geçmişe sahip Türk reklam endüstrisi, her geçen gün bozulan, yapısal bir terim ile korozyona uğrayan bir binayı andırıyor. Açıkça, kompleks sorunlarla boğuşan reklamcılık sektörü ciddi bozulmalar yaşıyor.
Barındırdığı yapısal sorunlara rağmen endüstri, yirmi üç çeyrektir kesintisiz büyüyor. Öyle ki Türk reklamcılığının büyüme hızı modern rakiplerinin kat kat üzerinde.
Ancak bu nefes kesen büyüme, pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Sektör büyürken, sektörü kemiren ve yıllardır çözüme ulaştırılamayan sorunlar da büyüyor: Şeffaflık problemi, ana dildeki kirlenme, yetersiz mesleki eğitim, niteliksiz insan kaynakları, kopyacılık, fikrin korunması ve değerine müşteriye ulaştırılması gibi…
Önümüzdeki 10 hafta boyunca, sektörün üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanan (Bir tartışmaya göre doğru yazımı Damokles’tir.) 10 kemikleşmiş sorunu gündeme getirecek olan “REKLAM DOKTRİNLERİ”nin, mevcut reklamcılık düzenini yıkmak gibi bir iddiası yok elbette… Ancak bu durum, her biri güçlü bir akademik alt yapı ile oluşturulacak ve vurucu mesajlarla kaleme alınacak yazıların iddiasız olacağı anlamına gelmiyor.
Doktrinler, reklamcılığı sekteye uğratan sorunların altını çizerken, özeleştiride acımasız, eleştiride ise bağımsız ve korkusuz olmayı hedefliyor.
PROVOKATÖR, doğru reklamcılığa bağlı her tüzel kişilik gibi, sektör için daha sağlam temeller üzerine inşa edilmiş yeni bir oluşumun hayalini kuruyor.
Yanlışları yıkma özlemini logosuna gizleyen “REKLAM DOKTRİNLERİ” bu hayalin, gerçeğe doğru atılmış ilk adımı belki de…
###
Tweet
reklamcılık reklam doktrinleri büyüme
Diğer basın bültenleri
Tehdit II: Krizin doğru bilinen yanlışları
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi
Gönderen Ajans
PROVOKATÖR
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.


