Provokatör Basın Bülteni
Bir önceki kriz için teğet geçti diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaklaşan durgunluk için “bu sefer teğet bile geçmez” ifadesini kullanıyor.
Paniğe kapılmamak ve moralleri yüksek tutmak kriz öncesi ve sırasında atılması gereken ilk adım. Bu nedenle Başbakan’ın iddialı tavrı piyasaları soğutmak için doğru bir tasfir. Ancak elbette bu ifadenin rasyonel veriler beraberinde makro ve mikro önlem planları ile desteklenmesi gerekiyor.
Uzmanlar kapıda duranın reel bir kriz olup olmadığı konusunda kararsız. Fakat diğer yandan Türkiye’nin bu döneme ciddi bir cari açık ile girdiği ortada. TL’nin son bir ayda yaşadığı değer kaybı ve İMKB’deki genel düşüş bir yerlerde tehlike çanlarının çaldığını işaret ediyor.
Çok değil bundan sadece birkaç yıl önce kriz ile ilgili yüzlerce haber yapıldı; bir o kadar makale ve köşe yazısı kaleme alındı. Kriz döneminde yapılması gerekenleri anlatan seminerler düzenlendi, konuşmalar yapıldı, arama konferansları gerçekleştirildi, uluslararası otoritelerin görüşleri derlendi, kitaplar yayınlandı; kavram üniversitelerde derslere, televizyonda dizilere, sinemada filmlere konu oldu!
Marka sahipleri, yatırımcıları, girişimcileri ve profesyonel yöneticileri, kriz konusunda abartısız bir ifadeyle iletişim bombardımanına tutuldu.
Provokatör’ün göz gezdirğiniz yazı dizisi ile yapmak istediği bu kompleks bilgi yığınına bir yenisini daha eklemek değil. İşte tam da bu aşamada konuya hızlı bir Evet/Hayır yaklaşımı ile başlamakta fayda var.
Son üç ayda;
1. İşletmenizde tekrarlanan bir nakit sıkışıklığı yaşadınız mı?
2. Ekibinizin genelinde bir moral bozukluğu söz konusu mu?
3. Satışlarınızda dönemsel olmayan bir aşağı gidiş yaşanıyor mu?
4. İş planınızda önünüzü görme güçlüğü yaşıyor musunuz?
5. Operasyonel giderlerinizi karşılamak için borçlandınız mı?
6. Şirketinizde masrafları kısmak için eleman çıkarımı yaşandı mı?
7. Pazarlama yatırımlarınızı kıstınız mı?
8. Halka açık bir yapınız var ise hisselerinizde dramatik düşüşler gerçekleşti mi?
9. “Kriz” ya da “Durgunluk” gibi kelimeler gündelik iş yaşamınızda daha sık kullanılır oldu mu?
10.İşinizde mutlu musunuz?
Elbette her markanın ekonomik şoklara karşı verdiği yanıtlar farklı. Ancak diğer yandan yukarıda sıralanan sorulardan yarısından fazlasına “Evet” cevabı veriyorsanız; yönetim, kurum içi iletişim pazarlama ve satış planlarınızı gözden geçirme vaktiniz gelmiş demektir.
Teğet kavramında bile doğrunun bir cisme değmesi söz konusu. Atılacak yanlış adımlar, bu doğrunun markanızın tam kalbinden geçmesine ve önüne geçilmesi güç zararlar vermesine sebep olabilir.
Doğru bilinen yanlışlar için, bir sonraki makaleyi takip edin…
Yazı dizisi ile ilgili görüş, öneri ve sorularınız için Provokatör beyin takımı ile iletişime geçebilirsiniz:
hi@provokator.com
###
Tweet
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
KURUMSALHABERLER , 07.09.2011 -- Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru… Ya da tek kelimelik anlatımı ile “teğet”.Bir önceki kriz için teğet geçti diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaklaşan durgunluk için “bu sefer teğet bile geçmez” ifadesini kullanıyor.
Paniğe kapılmamak ve moralleri yüksek tutmak kriz öncesi ve sırasında atılması gereken ilk adım. Bu nedenle Başbakan’ın iddialı tavrı piyasaları soğutmak için doğru bir tasfir. Ancak elbette bu ifadenin rasyonel veriler beraberinde makro ve mikro önlem planları ile desteklenmesi gerekiyor.
Uzmanlar kapıda duranın reel bir kriz olup olmadığı konusunda kararsız. Fakat diğer yandan Türkiye’nin bu döneme ciddi bir cari açık ile girdiği ortada. TL’nin son bir ayda yaşadığı değer kaybı ve İMKB’deki genel düşüş bir yerlerde tehlike çanlarının çaldığını işaret ediyor.
Çok değil bundan sadece birkaç yıl önce kriz ile ilgili yüzlerce haber yapıldı; bir o kadar makale ve köşe yazısı kaleme alındı. Kriz döneminde yapılması gerekenleri anlatan seminerler düzenlendi, konuşmalar yapıldı, arama konferansları gerçekleştirildi, uluslararası otoritelerin görüşleri derlendi, kitaplar yayınlandı; kavram üniversitelerde derslere, televizyonda dizilere, sinemada filmlere konu oldu!
Marka sahipleri, yatırımcıları, girişimcileri ve profesyonel yöneticileri, kriz konusunda abartısız bir ifadeyle iletişim bombardımanına tutuldu.
Provokatör’ün göz gezdirğiniz yazı dizisi ile yapmak istediği bu kompleks bilgi yığınına bir yenisini daha eklemek değil. İşte tam da bu aşamada konuya hızlı bir Evet/Hayır yaklaşımı ile başlamakta fayda var.
Son üç ayda;
1. İşletmenizde tekrarlanan bir nakit sıkışıklığı yaşadınız mı?
2. Ekibinizin genelinde bir moral bozukluğu söz konusu mu?
3. Satışlarınızda dönemsel olmayan bir aşağı gidiş yaşanıyor mu?
4. İş planınızda önünüzü görme güçlüğü yaşıyor musunuz?
5. Operasyonel giderlerinizi karşılamak için borçlandınız mı?
6. Şirketinizde masrafları kısmak için eleman çıkarımı yaşandı mı?
7. Pazarlama yatırımlarınızı kıstınız mı?
8. Halka açık bir yapınız var ise hisselerinizde dramatik düşüşler gerçekleşti mi?
9. “Kriz” ya da “Durgunluk” gibi kelimeler gündelik iş yaşamınızda daha sık kullanılır oldu mu?
10.İşinizde mutlu musunuz?
Elbette her markanın ekonomik şoklara karşı verdiği yanıtlar farklı. Ancak diğer yandan yukarıda sıralanan sorulardan yarısından fazlasına “Evet” cevabı veriyorsanız; yönetim, kurum içi iletişim pazarlama ve satış planlarınızı gözden geçirme vaktiniz gelmiş demektir.
Teğet kavramında bile doğrunun bir cisme değmesi söz konusu. Atılacak yanlış adımlar, bu doğrunun markanızın tam kalbinden geçmesine ve önüne geçilmesi güç zararlar vermesine sebep olabilir.
Doğru bilinen yanlışlar için, bir sonraki makaleyi takip edin…
Yazı dizisi ile ilgili görüş, öneri ve sorularınız için Provokatör beyin takımı ile iletişime geçebilirsiniz:
hi@provokator.com
###
Tweet
Diğer basın bültenleri
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.

