Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Basın Bülteni
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi Direktörü Hematolog Onkolog Prof. Dr. Yener Koç, “Türkiye’de allojenik ilik naklinde (başkasından ilik nakli) ilk 100 günde transplanta bağlı ölüm oranı yüzde 34, dünya genelinde ise yüzde 17 civarındadır. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde ise yüzde 6 olarak belirlendi. Bu rakam dünya ortalamasının altındadır” diyor.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi başarıdan başarıya koşuyor. Kurulduğu ilk günden bu yana başarı oranlarının yüksekliği ile dikkat çeken bölümün başarısı şimdi yurtdışındaki kemik iliği merkezlerince de tescillendi. Kemik İliği Nakli Ünitesi Direktörü Hematolog-Onkolog Prof. Dr. Yener Koç, “Bölümümüz açıldığından bu yana başarısıyla dikkat çekti” diyerek şunları söylüyor:
“Kardeş ya da akraba dışı ilik nakillerindeki başarımız Şubat 2007’de Amerika’daki üst düzeyde bir ilik nakli dergisinde yayınlandı. Türkiye’de allojenik ilik naklinde (başkasından ilik nakli) ölüm oranı genelde % 34 civarında, dünya genelinde ise % 17 civarındadır. Bizim ölüm oranımız son iki senede % 6 olarak belirlendi. Bu dünya ortalamasının altındadır. Amerika’daki en tecrübeli merkezlerden birisi olan Harvard Üniversitesi’nde bu oran % 5.75 olarak yine aynı dergide yayınlanmıştı. Demek ki titiz çalışılırsa Türkiye’de de yurt dışındaki ya da Amerika’daki merkezlerle eş değer başarılar elde edilebiliyor”
Prof. Dr. Yener Koç ikinci önemli başarılarının ilik naklinden sonraki birinci yılın sonunda da saptanan yaşam oranları konusunda olduğunu belirterek “Harvard Üniversitesi’nin nakil sonrasında bir yıllık yaşam oranı % 76’ydı. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’ nde ise bu oran % 92 olarak gerçekleşti. Bu çok sevindirici bir gelişmeydi” diyor.
İngiltere’den ödül
Prof. Dr. Yener Koç, kök hücre nakli alanında yaptıkları başarılı çalışmalar dolayısıyla İngiltere Cambridge’de bulunan IBC (International Biographical Center) tarafından “2007 yılının uluslararası en iyi profesyoneli ödülü” aldıklarını belirtiyor.
Amerika’dan kabul
Daha önce Avrupa İlik Nakli Birliği’ne üye olan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi şimdi de Amerika’dan önemli bir haber aldı. Bu gelişmeyi Prof. Yener Koç şöyle anlatıyor:
“Daha önce Avrupa İlik Nakli Birliği (EBMT), 919 numaralı merkez olarak akraba dışı ilik nakilleri yapmamıza izin veren akreditasyonu vermişti. Bu sayede Yeditepe Üniversitesi Hastanesi yurt dışından gelen kök hücrelerle ilik nakli yapabilir hale geldi. Bundan sonraki amacımız Amerika’ydı. Bu veri sunumları ve elde edilen başarı sayesinde de geçtiğimiz hafta uluslararası ilik nakli merkezi CIBMTR (Center for International Blood and Marrow Transplant Research) başkanı Horowitz le görüştük. Horovitz, Amerikan İlik Nakli Bankasına kabul edildiğimizi söyledi. Bize CIBMTR merkez numarası verildi (CIBMTR-11080). Bu numara bizim Amerika Birleşik Devletler tarafından transplant merkezi olarak tanındığımızı gösteriyor. Tansplant sonuçlarımızı düzenli yollayarak, oradaki bilimsel çalışmalara bir Amerikan Merkezi gibi katılabilme şansını veriyor. Eğer önümüzdeki yıllarda kaliteli çalışmaya ve veri yollamaya devam edersek, o zaman ilik naklinde Amerika’da Clinical Trials Network (BMT-CTN) tarafından başlatılan karşılaştırmalı (randomize) çalışmalara girme hakkını elde ediyoruz”. Transplant merkezimizin verilerinin Amerika ve Dünya İlik Nakli Merkezi (CIBMTR) tarafından güvenilir bulunması ve kabul edilmesi bizim için bir gurur kaynağıdır.
İlik vücut savaşı ve T-hücre Gen Tedavisi çalışması
Koç, İtalya ile ilik naklinden sonra görülen ilik-vücut savaşı konuda ortak çalışma başlattıklarını belirtiyor:
“İki hafta önce İtalya’nın Floransa şehrinde Avrupa İlik Nakli Birliği toplantısı oldu. Orada Prof. Claudio Bordignon’un yönettiği, gen tedavisi konusunda dünyanın önde gelen İtalyan çalışma grubuyla görüştük. Prof. Bordignon bizi davet ederek bu gruba katılabileceğimizi bildirdi. İtalya, ilik naklinde gen tedavisi konusunda şu anda dünyadaki en ileri merkez durumunda. Çalışmalarında özellikle gen tedavisi ile ilik nakli sırasında ilik-vücut savaşının engellenmesi ve tümöre karşı T-lenfosit dediğimiz bağışıklık hücrelerinin kullanılması üzerinde duruyorlar. Genleri değiştirilmiş tümöre karşı savaşan T-hücrelerini hastaya vererek lösemiye karşı savaştırabiliyorsunuz. Eğer bu hücreler insan vücuduna zarar vermeye başlarsa o zaman da onlara verilen özel bir gen sayesinde etkisiz hale getirebiliyorsunuz. Buna “suicide gene therapy” deniyor. Türkçesi intihar geni tedavisi olan bu yöntemde tümöre karşı hücreler asker gibi savaşıyorlar ancak yanlış bir şey yaptıkları zaman, yani tümöre değil de vücuda karşı savaşmaya başlarlarsa o zaman intihar ediyorlar. Bizim ilik naklinde sürekli yapmaya çalıştığımız bir şey bu: hücreleri insana zarar vermeden tümöre saldırmaya programlamak. İlik naklinde gen terapisi ile ilgili olarak yaptıkları çalışmanın birinci ve ikinci fazı bitmiş. Üçüncü faz çalışması için İtalyanlar bizden katkı beklediklerini belirttiler. Bu ülkemizde tıbbın gelişimi açısından büyük bir şans. Çalışmaya katılabilmek için de genleri değiştirilecek “T” hücrelerinin laboratuvarda ayrılabilmesi, uygun şartlarda yaşatılabilmesi ve kök hücrelerinin bu “T” hücrelerinden arındırılması ve ayrıca üretilmesi şartlarını yerine getirmemiz gerekiyor. Proje gerçekleşirse uyumsuz olan ilik nakilleri bile yapılabilecek. Bir örnekle anlatayım: Bir kardeşin iliği diğerine uymuyor diyelim, ilik bankasına gidiyorsunuz ve orada da verici yok. Eğer kardeşin iliğinin yarısı uyarsa örneğin 6’da 3 uyum gibi, bu oranla bile nakil yapabiliyorsunuz. 6’da 3 uyumla ilik nakli yaptığınız zaman en korkulan şey ilik vücut savaşıdır. Bunu engellemenin yolu da hastaya zarar vermeden hücreleri kansere karşı savaştırmak için ilik vücut savaşı yapan T-hücrelerini ayırarak laboratuvarda çok sayıda üretmek. Bu yöntem, şu anda İtalyanların klinik olarak başarabildiği bir şey. Onlar bunu ispatladılar ve geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük Hematoloji Dergisi Blood’ta üst üste iki makale olarak yayınladılar. Şimdi faz 2 çalışmaları bitti ve çok merkezli faz 3 çalışmaya geçerek ekibimizden katkı bekliyorlar. Böylece alanımızda önemli ve yeni bir yaklaşım olan gen tedavisi faz 3 protokolüne kabul edildik. Laboratuvar olanaklarımızın yeni tedavi yöntemleri ile uyumlu olabilmesi için çalışmalarımız devam ediyor”
“Avrupa Müfettişi olarak katıldık”
İtalya’ya gittiklerinde Avrupa İlik Nakli Birliği’nin Avrupa Müfettişleri toplantısına da katıldıklarını söyleyen Koç, “Orada merkezi Barcelona’da olan Avrupa Müfettişleri Toplantısı (JACIE) vardı. Ekibimizden Yrd. Doç. Dr. Didem Aydın ve ben birer Avrupa İlik Nakli Müfettişi olarak bu toplantılara katılarak Avrupa transplant standartlarının geliştirilmesine katkıda bulunduk.”
Dünya ilik bankası WMDA ile ilişkiler
Nisan ayı sonunda WMDA (Dünya Kemik İliği Donör Federasyonu) toplantısına giden Prof. Dr. Yener Koç, “Buraya gitmemizin nedeni de transplant ekibimizin yurt dışından kök hücre sağlamasının kolaylaştırılmasıdır. Hepimizin bildiği gibi kemik iliği bankacılığı konusunda Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Son 6 aydır yurt dışından kök hücre bulma ve getirtme konusunda da sıkıntılar ve gecikmeler yaşıyoruz. Biz şu anda Dünya İilik Bankası WMDA’ya üyeyiz. Bu toplantıya kök hücre yurt dışından ilik sağlanması için bize kolaylık sağlanması, direkt yurt dışından taramaları yapabilmemiz ve hastanın kaybettiği o değerli 2-3 ayı acaba birkaç haftaya indirebilir miyiz diye araştırmak ve girişim yapmak için katıldık. Bu konuda WMDA’dan cevap bekliyoruz”
Dünyanın en büyük Amerikan ilik bankası NMDP’den Yeditepe’ye ziyaret
Hematolog -Onkolog Prof. Dr. Yener Koç, Amerika’daki NMDP’nin (National Marrow Donor Program) başkanı Pamela Robinett’in Türkiye’ye gelerek Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde bir konferans verdiğini belirterek “4 milyonun üzerinde vericisi olan dünyanın en büyük ilik bankasının başındaki kişinin bizi ziyaret etmesi önemli bir gelişmeydi” diyerek ziyarete ilgili olarak şunları söylüyor:
“Pamela Robinett’in konferansının ardından ben de Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’ndeki çalışmalarımızı anlattım. Eğer onlar bizi üyeliğe kabul ederse o zaman Amerikan vericilerini de tarayabiliyor ve Amerika’dan da kök hücre getirebiliyor olacağız. Türkiye şu anda daha çok Dünya Bankası ve Avrupa Bankası’nı kullanabiliyor. Amerika İlik Bankası sert kuralları olan ve dünyaya daha kapalı bir bankadır. Beklentileri ve standartları çok yüksek olduğu için şu ana kadar Türkiye’den herhangi bir merkez Amerika İlik Bankası’ na üye olabilmiş değil. Biz de bu amaçla bankanın sorumlu başkanını çağırıp ilişkileri başlattık. Amerikan akraba dışı ilik bankası olan NMDP’nin Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’ne açılması ve üyeliğimizi sağlamak için çabalarımız devam ediyor.”
###
Tweet
Yeditepe ilik naklinde dünyayla beraber çalışıyor
KURUMSALHABERLER , 30.04.2008 -- Yeditepe Üniversitesi Hastanesi kemik iliği nakli konusunda başarısını dünya çapında kanıtlayarak, Amerika Birleşik Devletleri tarafından uluslararası merkez olarak tanındı.Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi Direktörü Hematolog Onkolog Prof. Dr. Yener Koç, “Türkiye’de allojenik ilik naklinde (başkasından ilik nakli) ilk 100 günde transplanta bağlı ölüm oranı yüzde 34, dünya genelinde ise yüzde 17 civarındadır. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde ise yüzde 6 olarak belirlendi. Bu rakam dünya ortalamasının altındadır” diyor.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi başarıdan başarıya koşuyor. Kurulduğu ilk günden bu yana başarı oranlarının yüksekliği ile dikkat çeken bölümün başarısı şimdi yurtdışındaki kemik iliği merkezlerince de tescillendi. Kemik İliği Nakli Ünitesi Direktörü Hematolog-Onkolog Prof. Dr. Yener Koç, “Bölümümüz açıldığından bu yana başarısıyla dikkat çekti” diyerek şunları söylüyor:
“Kardeş ya da akraba dışı ilik nakillerindeki başarımız Şubat 2007’de Amerika’daki üst düzeyde bir ilik nakli dergisinde yayınlandı. Türkiye’de allojenik ilik naklinde (başkasından ilik nakli) ölüm oranı genelde % 34 civarında, dünya genelinde ise % 17 civarındadır. Bizim ölüm oranımız son iki senede % 6 olarak belirlendi. Bu dünya ortalamasının altındadır. Amerika’daki en tecrübeli merkezlerden birisi olan Harvard Üniversitesi’nde bu oran % 5.75 olarak yine aynı dergide yayınlanmıştı. Demek ki titiz çalışılırsa Türkiye’de de yurt dışındaki ya da Amerika’daki merkezlerle eş değer başarılar elde edilebiliyor”
Prof. Dr. Yener Koç ikinci önemli başarılarının ilik naklinden sonraki birinci yılın sonunda da saptanan yaşam oranları konusunda olduğunu belirterek “Harvard Üniversitesi’nin nakil sonrasında bir yıllık yaşam oranı % 76’ydı. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’ nde ise bu oran % 92 olarak gerçekleşti. Bu çok sevindirici bir gelişmeydi” diyor.
İngiltere’den ödül
Prof. Dr. Yener Koç, kök hücre nakli alanında yaptıkları başarılı çalışmalar dolayısıyla İngiltere Cambridge’de bulunan IBC (International Biographical Center) tarafından “2007 yılının uluslararası en iyi profesyoneli ödülü” aldıklarını belirtiyor.
Amerika’dan kabul
Daha önce Avrupa İlik Nakli Birliği’ne üye olan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi şimdi de Amerika’dan önemli bir haber aldı. Bu gelişmeyi Prof. Yener Koç şöyle anlatıyor:
“Daha önce Avrupa İlik Nakli Birliği (EBMT), 919 numaralı merkez olarak akraba dışı ilik nakilleri yapmamıza izin veren akreditasyonu vermişti. Bu sayede Yeditepe Üniversitesi Hastanesi yurt dışından gelen kök hücrelerle ilik nakli yapabilir hale geldi. Bundan sonraki amacımız Amerika’ydı. Bu veri sunumları ve elde edilen başarı sayesinde de geçtiğimiz hafta uluslararası ilik nakli merkezi CIBMTR (Center for International Blood and Marrow Transplant Research) başkanı Horowitz le görüştük. Horovitz, Amerikan İlik Nakli Bankasına kabul edildiğimizi söyledi. Bize CIBMTR merkez numarası verildi (CIBMTR-11080). Bu numara bizim Amerika Birleşik Devletler tarafından transplant merkezi olarak tanındığımızı gösteriyor. Tansplant sonuçlarımızı düzenli yollayarak, oradaki bilimsel çalışmalara bir Amerikan Merkezi gibi katılabilme şansını veriyor. Eğer önümüzdeki yıllarda kaliteli çalışmaya ve veri yollamaya devam edersek, o zaman ilik naklinde Amerika’da Clinical Trials Network (BMT-CTN) tarafından başlatılan karşılaştırmalı (randomize) çalışmalara girme hakkını elde ediyoruz”. Transplant merkezimizin verilerinin Amerika ve Dünya İlik Nakli Merkezi (CIBMTR) tarafından güvenilir bulunması ve kabul edilmesi bizim için bir gurur kaynağıdır.
İlik vücut savaşı ve T-hücre Gen Tedavisi çalışması
Koç, İtalya ile ilik naklinden sonra görülen ilik-vücut savaşı konuda ortak çalışma başlattıklarını belirtiyor:
“İki hafta önce İtalya’nın Floransa şehrinde Avrupa İlik Nakli Birliği toplantısı oldu. Orada Prof. Claudio Bordignon’un yönettiği, gen tedavisi konusunda dünyanın önde gelen İtalyan çalışma grubuyla görüştük. Prof. Bordignon bizi davet ederek bu gruba katılabileceğimizi bildirdi. İtalya, ilik naklinde gen tedavisi konusunda şu anda dünyadaki en ileri merkez durumunda. Çalışmalarında özellikle gen tedavisi ile ilik nakli sırasında ilik-vücut savaşının engellenmesi ve tümöre karşı T-lenfosit dediğimiz bağışıklık hücrelerinin kullanılması üzerinde duruyorlar. Genleri değiştirilmiş tümöre karşı savaşan T-hücrelerini hastaya vererek lösemiye karşı savaştırabiliyorsunuz. Eğer bu hücreler insan vücuduna zarar vermeye başlarsa o zaman da onlara verilen özel bir gen sayesinde etkisiz hale getirebiliyorsunuz. Buna “suicide gene therapy” deniyor. Türkçesi intihar geni tedavisi olan bu yöntemde tümöre karşı hücreler asker gibi savaşıyorlar ancak yanlış bir şey yaptıkları zaman, yani tümöre değil de vücuda karşı savaşmaya başlarlarsa o zaman intihar ediyorlar. Bizim ilik naklinde sürekli yapmaya çalıştığımız bir şey bu: hücreleri insana zarar vermeden tümöre saldırmaya programlamak. İlik naklinde gen terapisi ile ilgili olarak yaptıkları çalışmanın birinci ve ikinci fazı bitmiş. Üçüncü faz çalışması için İtalyanlar bizden katkı beklediklerini belirttiler. Bu ülkemizde tıbbın gelişimi açısından büyük bir şans. Çalışmaya katılabilmek için de genleri değiştirilecek “T” hücrelerinin laboratuvarda ayrılabilmesi, uygun şartlarda yaşatılabilmesi ve kök hücrelerinin bu “T” hücrelerinden arındırılması ve ayrıca üretilmesi şartlarını yerine getirmemiz gerekiyor. Proje gerçekleşirse uyumsuz olan ilik nakilleri bile yapılabilecek. Bir örnekle anlatayım: Bir kardeşin iliği diğerine uymuyor diyelim, ilik bankasına gidiyorsunuz ve orada da verici yok. Eğer kardeşin iliğinin yarısı uyarsa örneğin 6’da 3 uyum gibi, bu oranla bile nakil yapabiliyorsunuz. 6’da 3 uyumla ilik nakli yaptığınız zaman en korkulan şey ilik vücut savaşıdır. Bunu engellemenin yolu da hastaya zarar vermeden hücreleri kansere karşı savaştırmak için ilik vücut savaşı yapan T-hücrelerini ayırarak laboratuvarda çok sayıda üretmek. Bu yöntem, şu anda İtalyanların klinik olarak başarabildiği bir şey. Onlar bunu ispatladılar ve geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük Hematoloji Dergisi Blood’ta üst üste iki makale olarak yayınladılar. Şimdi faz 2 çalışmaları bitti ve çok merkezli faz 3 çalışmaya geçerek ekibimizden katkı bekliyorlar. Böylece alanımızda önemli ve yeni bir yaklaşım olan gen tedavisi faz 3 protokolüne kabul edildik. Laboratuvar olanaklarımızın yeni tedavi yöntemleri ile uyumlu olabilmesi için çalışmalarımız devam ediyor”
“Avrupa Müfettişi olarak katıldık”
İtalya’ya gittiklerinde Avrupa İlik Nakli Birliği’nin Avrupa Müfettişleri toplantısına da katıldıklarını söyleyen Koç, “Orada merkezi Barcelona’da olan Avrupa Müfettişleri Toplantısı (JACIE) vardı. Ekibimizden Yrd. Doç. Dr. Didem Aydın ve ben birer Avrupa İlik Nakli Müfettişi olarak bu toplantılara katılarak Avrupa transplant standartlarının geliştirilmesine katkıda bulunduk.”
Dünya ilik bankası WMDA ile ilişkiler
Nisan ayı sonunda WMDA (Dünya Kemik İliği Donör Federasyonu) toplantısına giden Prof. Dr. Yener Koç, “Buraya gitmemizin nedeni de transplant ekibimizin yurt dışından kök hücre sağlamasının kolaylaştırılmasıdır. Hepimizin bildiği gibi kemik iliği bankacılığı konusunda Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Son 6 aydır yurt dışından kök hücre bulma ve getirtme konusunda da sıkıntılar ve gecikmeler yaşıyoruz. Biz şu anda Dünya İilik Bankası WMDA’ya üyeyiz. Bu toplantıya kök hücre yurt dışından ilik sağlanması için bize kolaylık sağlanması, direkt yurt dışından taramaları yapabilmemiz ve hastanın kaybettiği o değerli 2-3 ayı acaba birkaç haftaya indirebilir miyiz diye araştırmak ve girişim yapmak için katıldık. Bu konuda WMDA’dan cevap bekliyoruz”
Dünyanın en büyük Amerikan ilik bankası NMDP’den Yeditepe’ye ziyaret
Hematolog -Onkolog Prof. Dr. Yener Koç, Amerika’daki NMDP’nin (National Marrow Donor Program) başkanı Pamela Robinett’in Türkiye’ye gelerek Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde bir konferans verdiğini belirterek “4 milyonun üzerinde vericisi olan dünyanın en büyük ilik bankasının başındaki kişinin bizi ziyaret etmesi önemli bir gelişmeydi” diyerek ziyarete ilgili olarak şunları söylüyor:
“Pamela Robinett’in konferansının ardından ben de Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’ndeki çalışmalarımızı anlattım. Eğer onlar bizi üyeliğe kabul ederse o zaman Amerikan vericilerini de tarayabiliyor ve Amerika’dan da kök hücre getirebiliyor olacağız. Türkiye şu anda daha çok Dünya Bankası ve Avrupa Bankası’nı kullanabiliyor. Amerika İlik Bankası sert kuralları olan ve dünyaya daha kapalı bir bankadır. Beklentileri ve standartları çok yüksek olduğu için şu ana kadar Türkiye’den herhangi bir merkez Amerika İlik Bankası’ na üye olabilmiş değil. Biz de bu amaçla bankanın sorumlu başkanını çağırıp ilişkileri başlattık. Amerikan akraba dışı ilik bankası olan NMDP’nin Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’ne açılması ve üyeliğimizi sağlamak için çabalarımız devam ediyor.”
###
Tweet
ilik nakli kemik iliği nakli kök hücre gen t-hücre kanser yeditepe üniversitesi
Diğer basın bültenleri
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.


